bence insanların yaptıklarını paylaşmamak istemelerinin bir kaç nedeni var:
* çabuk pes etmek! az da değil 20 -30 kez ritim yazmaya uğraşıp, "sonra ben bu işi yapamam" deyip bırakmak.
* yaptığını sergilemekten korkmak!
* çoğu insanın kıymet bilmemesi!
* müzik tarzlarının, zevklerinin farklı olması!
...
kendi adıma konuşacak olursam... zevk için çalıyorum. bazen keyif için ve bazen de çevredeki okullardan istek gelirse alt yapılar hazırlamaya çalışıyorum. genellikle türkü oluyorlar. bunları hazırlarken genellikle batı ritimlerini kullanıyorum ve gerekirse türküye göre baştan sona yeniden bu ritimleri yazıyorum.
hemen hemen bir kaçı hariç hiçbirine bir daha ihtiyacım olmuyor. ve kimsenin de düğünde - salonlarda vb işine yarayacağını sanmıyorum.
...
bugüne dek de sadece batuh'un bir ritmini ve angara adlı bir ritmi yine ufak değişiklikler yaparak kullandım.
...
aslında yapmamız gereken de bu sanırım. herkes birbirinin yaptığı ritmin bir yerlerini değiştirecek, tekrar sunacak vs. ortaya yeni ürünler çıkacak!
padler yine aynı şekilde!
ne bileyim?
: )
Allah fakir kulunu sevindirmek istediği zaman önce eşeğini kaybettirir sonra. buldururmuş.
evet arkadaşlar daha dün salim'e bu konuda çekişmeyi düşünürken daha buna fırsat bulamadan elinde a1000 olmadığını hatırlayıverdim vce bir şey diyemedim.
kaldı ki hiçbirimizin müzik altyapısı aynı olmadığı için ritmlerdeki farkı anlayabilmemiz çok zor. yeni sunulan bir ritmi eskiden verilen bir ritm ile karıştırma ihtimali çok yüksek.ayrıca eski ritmlerin isimlerini değiştirip ben yazdım diye yayınlayanlarıda unutmamak lazım.
dün ,her zaman şikayetçi olduğum bir konuyuda konuştuk sevgili salimle , şekil yapacağım diye pitch bend ile boğuşmaktan akor vurmayı unutan veya gerek görmeyen , kişilerde buna bence etken .adam saatler belkide günlerini haracayarak bir ritm hazırlıyor , bunu paylaşıma sonuyor. ve hazin cevap olmamış ? neden olmamış buna cevap gelmiyor ? pek doğrusu nedir ? bunada cevap yok. ondan sonrada serzenişte bulunuyoruz neden salim , murat ve murat , cuma ve diğer arkadaşlar yeni ritm yapıp paylaşmıyor diye ( sanki böyle bir mecburiyetleri varmış gibi ) .bu sözlerin üstüne moral mi kalır insanda...
arkadaşlar en azından bunu yapabilmemiz güzel tartışıp belkide sorunun ve sorunların neler oldugunu analiz edebiliyoruz.şöyle birşey söylemek istiyorum a1000i ilk alanlardan biride benim ben org çalmadan önce davul,darbuka gibi aletleri çaldım ritm altyapım oldukca saglam oldugunu yinede söyleyemem a1000 için paylaşımları devamlı ve sürekli olarak takip ettim ve bende elimden geldigince bişeyler yapmaya çalıştım çünkü paylaşmak kadar güzel bişey yok.peki paylaşmama fikri nereden doguyor bakın yaşadıgım yerde bi org çalan benden yaş olarakta büyük olan bi abim vardı isim belirtmek yanlış olur a1000 kullanıyordu ve gidip dinlemem sonucunda a1000 almaya kara verdim kendince ritmler yazmış padler yapmış ve düşününki ozaman a1000daha tr olmamıştıki çokta iyi ritmler yazmış ve sesler yazmış alete o gün hayran kaldım fakat bu kişi paylaşmayı düşünmüyor nedeni ise bizim gibi piyanistleri kendine arkadaş olarak degilde rakip olarak görmesi bunda sanırım çok etkili oldu. maalesef bazı kişilerde en güzeli bende olmalı başkasında olmamalı düşüncesi var.ben iyi bi ritm yazanlardan degilim. ama elimden geldigince yaptıklarımı gönderdim.hala aynı fikirdeyim paylaşım olmalıki aletimiz yamaha a1000 imiz hak ettigi övgüyü almalı bugün ben mesela salim abinin ritmlerinin çogunu kullanıyorum nedeni çok iyi ritmler yazıp paylaştı sagolsun onun a1000in üzerinde çok emegi var.a1000den ayrıldıktan sonra birkaç arkadaşın dışında paylaşım kesildi bu arkadaşlar 5 bilemedin 6 kişi demek istedigim bu kötü düşünenlerin bu düşünceleri yok olsa idi ortada çok çok iyi ritmler olabilirdi...
eğer olumlu bir şeyler olmasını istiyorsak, almamız gereken tavırlar şunlar olmalı:
* hiç üç kağıtçı - karaktersiz insan yokmuş gibi davranmak... görmezden gelmek!
* yapılan ritim - pad - kayıt çalışmalarını "gerçekten dinleyip" daha sonra "yapıcı ama yalancı olmayan" eleştiriler yapmak.
* ufacık bir teşekkür etmek!
ve en büyüğü de merak! müzikal bir merakımızın olması gerekiyor!
kafanıza esiyor,
- haydi şu türküyü çalıp kaydedeyim...
kaydedip paylaşıyorsunuz. içinde bugüne kadar belki de hiç kimsenin duymadığı tarzda bir sesi yine farklı bir teknikle kullanıyorsunuz.
hiçbirimizde merak duygusu kalmamış ki biri çıkıp "abi, bu ses hangi ses ve nasıl kullandın?" diye sormuyor!
veya ritime bas yazarken farklı bir yöntem kullanmışsınız... normalde olmayacak bir şey ama merak eden yok ki!?!
tutup bir kayıt yapsanız (demo demek yerine kayıt ya da deneme demek daha doğru olur bence) ve kaydın içine başka bir klavyeden a1000'de olması imkansız bir ses koysanız... kimse farketmeyecek belki de! veya sormayacak "agam bu ses nereden geldi?" diye!
Allah fakir kulunu sevindirmek istediği zaman önce eşeğini kaybettirir sonra. buldururmuş.