PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : hayatı tersten yaşamak okuyun çok güzel bir yazı


AKSAK
02-28 -2007, 23:51
yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir..

şüphesiz ki yasamı tersten yasamak daha güzel,

hatta mükemmel

olurdu. nasıl mi ?

cami'de uyanıyorsunuz. bir tahta sandık

içersinde, herkes

karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve

tüm haklar helal

edilmiş vaziyette.

tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve

ağırbaşlı olarak.herkes

etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatlar,çocuklar torunlar hepsi

hazır.

arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.

doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık

veya 3 ayda bir

maaşınızı alıyorsunuz. ne güzel, hazır maaş,

hazır ev.... altmışlı

yaşlara

kadar her şey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.

sağlığınız gittikçe

düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk

başladığınız gün size

hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol

saati veriyor patronunuz..

ve genel müdürlük veya bunun gibi yüksek bir

makamdan tecrübeli bir

insan

olarak ise başlıyorsunuz. herkes karşınızda

el pençe divan...

vücudunuzda da

bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.

gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz. diğer

hormonal aktiviteler

artıyor, fevkalade.....aman ne güzel günler

başlıyor... derken bir gün

patron

size artik üniversiteye gitsen daha iyi olur

diyor. bu arada babanız

ortaya çıkmış, "fazla çalıştın" diyor "artık eve

dön, işi bırak, okumaya

başla, harçlığın benden olsun..." keyfe bakar

misiniz ? okuduğunuz

dersler gittikçe kolaylaşıyor. ekmek elden, su

gölden bir dönem başlıyor.

partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor.

derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye

başlıyor, araba

kullanma derdi de yok artik.... günün birinde

sizi okuldan da alıyorlar,

"evde otur, keyfine bak, oyuncaklarınla oyna"

diyorlar...mamanız ağzınıza

veriliyor, zaman zaman altınızı bile

temizliyorlar, hatta bu durum

alışkanlık

yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya

başlıyorsunuz. derken anneniz

bir gün size sut verme kararını alıyor ve başka

bir keyifli dönem

başlıyor.

mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde

hazır. bir gün

karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.

beslenmek için

ağzınızı

açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,

sıcacık, yumuşacık,

gürültü ve

patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz. küçülüyor,

küçülüyor, ufacık

bir hücre halini alıyorsunuz. ve günün birinde

hayatiniz bitiyor....

AKSAK
02-28 -2007, 23:51
yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir..

şüphesiz ki yasamı tersten yasamak daha güzel,

hatta mükemmel

olurdu. nasıl mi ?

cami'de uyanıyorsunuz. bir tahta sandık

içersinde, herkes

karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve

tüm haklar helal

edilmiş vaziyette.

tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve

ağırbaşlı olarak.herkes

etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatlar,çocuklar torunlar hepsi

hazır.

arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.

doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık

veya 3 ayda bir

maaşınızı alıyorsunuz. ne güzel, hazır maaş,

hazır ev.... altmışlı

yaşlara

kadar her şey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.

sağlığınız gittikçe

düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk

başladığınız gün size

hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol

saati veriyor patronunuz..

ve genel müdürlük veya bunun gibi yüksek bir

makamdan tecrübeli bir

insan

olarak ise başlıyorsunuz. herkes karşınızda

el pençe divan...

vücudunuzda da

bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.

gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz. diğer

hormonal aktiviteler

artıyor, fevkalade.....aman ne güzel günler

başlıyor... derken bir gün

patron

size artik üniversiteye gitsen daha iyi olur

diyor. bu arada babanız

ortaya çıkmış, "fazla çalıştın" diyor "artık eve

dön, işi bırak, okumaya

başla, harçlığın benden olsun..." keyfe bakar

misiniz ? okuduğunuz

dersler gittikçe kolaylaşıyor. ekmek elden, su

gölden bir dönem başlıyor.

partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor.

derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye

başlıyor, araba

kullanma derdi de yok artik.... günün birinde

sizi okuldan da alıyorlar,

"evde otur, keyfine bak, oyuncaklarınla oyna"

diyorlar...mamanız ağzınıza

veriliyor, zaman zaman altınızı bile

temizliyorlar, hatta bu durum

alışkanlık

yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya

başlıyorsunuz. derken anneniz

bir gün size sut verme kararını alıyor ve başka

bir keyifli dönem

başlıyor.

mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde

hazır. bir gün

karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.

beslenmek için

ağzınızı

açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,

sıcacık, yumuşacık,

gürültü ve

patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz. küçülüyor,

küçülüyor, ufacık

bir hücre halini alıyorsunuz. ve günün birinde

hayatiniz bitiyor....

AKSAK
03-01 -2007, 00:06
yorum yok mu dostlar

Edited by - AKSAK Tarih: 28/02/2007 23:07:25

amatör_piyanist
03-01 -2007, 00:07
walla süper yaw...

şayet ben isterdim...<img src=images/Smilies/smile.gif border=0 align=middle>

şaka biyana çok tşkrler bu anlamlı yazın için...

AKSAK
03-01 -2007, 00:12
sende saol kardeşim

Fatih58
03-01 -2007, 00:40
sevgili aksak çok güzelmiş ya.eline sağlık süper bişey valla.ama ben yine de düz yaşamayı tercih ederim.çok ilginç bir konu bulmuşsun tebrikler.bunu kopyaladım evdeki herkese okutmak için.hadi kal sağlıcakla...

amatör_piyanist
03-01 -2007, 00:44
aynen bende fatih abi, yazıcıdan çıkardım hatta dün yolladığı eskiden adlı şiiride...

ne duygu yüklü insan şu aksak abim valla helal olsun anaaaaaaaaaa....!!!!!

serco
03-01 -2007, 01:02
tek kelimeyle mükemmel ötesi.gerçekten helal olsun süper bir konu

AKSAK
03-01 -2007, 11:32
saolun dostlar teşekkürler

şugar_klavyeci
03-01 -2007, 14:13
konu manyak yaw.süper öt esi bişi.ulan ben hayatı böyle yaşamak isterdim.daha güzelmiş.

piyanistfurkan
03-01 -2007, 16:05
süper