PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : BİRAZDA GÜLELİM DOSTLAR FIKRALAR BENDEN


AKSAK
02-18 -2007, 21:33
tİcarİ zeka

İş adamı traş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.

derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. berber, iş adamının kulağına fısıldar; "bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! bak; dikkat et şimdi..."

berber çocuğa seslenir: "ali, buraya gel!". bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar.

berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde bir milyon, diger elinde yirmimilyon'luk bir banknot olduğu halde çocuğa sorar: "hangisini istiyorsan alabilirsin?"

çocuk dalgın dalgın bir bir milyona bir de yirmimilyona bakar ve sonunda bir milyonluk banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.

berber işadamına döner ve gülerek: "gördün mü? sana söylemiştim." der.traş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan ali'yi görür. yanına giderek, neden yirmimilyonluk değil de, bir milyonluk banknotu aldığını sorar.

çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:

"hehehe... eğer yirmimilyonluğu alırsam oyun biter.



osman bölükbaşi İle İnönü

rahmetli osman bölükbaşı ile İsmet paşa bir uçak yolculuğunu beraber yaparlar. yanlarında da torunu, İsmet paşa torununa derki git osman amcandan para iste. o da gelip osman amca bana para verirmisin der. ne yapacaksın oğlum parayı?
-köylülere atacağım sevinsinler der .
osman bölükbaşı cevabı patlatır :
-git dedeni at bütün türkiye sevinsin.



tanisana

biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "bu mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak" tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. ama bir şey yapamıyorlar. en sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. hoca arkasından seslenmiş :
''kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış :
"tanısana hadi, tanısana kim olduğumu"



mantikli mi yasal mi

bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor.
öğrenci: siz beni cezalandırıyorsunuz. bunu hiç anlıyor musunuz?
profesör: evet tabi ki.yoksa nasıl profesör olabilirdim?
öğrenci: İyi o zaman. size birşey sormak istiyorum. eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. fakat bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz.
prof: anlaşıldı tamam. sor bakalım.
öğrenci:yasal olupta mantıklı olmayan nedir? mantıklı olupta ama yasal olmayan nedir? ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?
profesör iyice bir düşündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. ve o öğrenciye iyi not vererek onu geçiriyor. daha sonra profesör en iyi öğrencisini çağırıyor ve ayni soruları ona soruyor. öğrenci hemen cevap veriyor:
"siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil. karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil. siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysa ki o sınıfta kalmıştı. bu ise ne mantıklı ne de yasal."



karne

karne günüydü.küçük oğlan okuldan döndü.
annesi "karnen nerede?" diye sordu.
çocuk güldü :
-arkadaşıma ödünç verdim. babasını korkutacak...



maç

bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. şeytanı çağırtmış: -cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin? -boşuna oynamayalım, biz kazanırız, demiş şeytan. -olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde... şeytan şeytanca gülümsemiş: -ama bütün hakemler de bizde...



imf ve çoban

çoban´ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. tam o anda, yanına bir cherokee jeep yanaşmış. brioni gömlek, cerruti ayakkabılar giyen, ray-ban gözlüklü ve ysl kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş.
- eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?
çoban bir adama birde koyunlarına bakmış,
- tamam
diye cevap vermiş. genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir nasa sitesine girmiş, gps´ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. çobana dönmüş,
- tam olarak 1586 adet koyunun var demiş. çoban
- doğru
diye cevap vermiş,
- koyununu alabilirsin.
genç adam koyunu almış ve jeep´inin arkasına koymuş. bu sefer çoban genç adama dönmüş,
- eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin?
diye sormuş. adam,
- evet neden olmasın
diye yanıtlamış.
- sen dunya bankasi´nda danışmansın
demiş çoban. adam sormuş,
- nasıl oldu da bildin?.
çoban
- çok basit
diye cevap vermiş.
- buraya çağrılmadan geldin, bu bir.. İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin. üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!



ördek

bir ördek bara gider ve barmen e:
-ekmek var mı?
-yok.
-ekmek var mı?
-yok.
-ekmek var mı?
-yok dedik ya!
-ekmek var mı?
-eğer bir daha sorarsan seni duvara çivilerim!-
çivi var mı?
-yok.
ekmek var mı?



harİta

adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün
haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün
miskinlik yapıp evde oturacağını düsündü. tam bunları düşünürken oğlu
koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. baba oğluna söz
vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak
istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu.

sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne
ilişti.
önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı
düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi. sonra düsündü; oh be
kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama
kadar
düzeltemez.

aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve
baba
haritayı düzelttim, artık sinemaya gidebiliriz dedi. adam önce
inanamadı ve
görmek istedi. gördüğünde de hayretler içinde kaldı ve bunu nasıl
yaptığını
sordu.

çocuk şöyle cevap verdi :

- bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı. İnsani düzelttİğİm
zaman dünya kendİlİğİnden düzelmİştİ

AKSAK
02-18 -2007, 21:33
tİcarİ zeka

İş adamı traş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.

derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. berber, iş adamının kulağına fısıldar; "bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! bak; dikkat et şimdi..."

berber çocuğa seslenir: "ali, buraya gel!". bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar.

berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde bir milyon, diger elinde yirmimilyon'luk bir banknot olduğu halde çocuğa sorar: "hangisini istiyorsan alabilirsin?"

çocuk dalgın dalgın bir bir milyona bir de yirmimilyona bakar ve sonunda bir milyonluk banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.

berber işadamına döner ve gülerek: "gördün mü? sana söylemiştim." der.traş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan ali'yi görür. yanına giderek, neden yirmimilyonluk değil de, bir milyonluk banknotu aldığını sorar.

çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:

"hehehe... eğer yirmimilyonluğu alırsam oyun biter.



osman bölükbaşi İle İnönü

rahmetli osman bölükbaşı ile İsmet paşa bir uçak yolculuğunu beraber yaparlar. yanlarında da torunu, İsmet paşa torununa derki git osman amcandan para iste. o da gelip osman amca bana para verirmisin der. ne yapacaksın oğlum parayı?
-köylülere atacağım sevinsinler der .
osman bölükbaşı cevabı patlatır :
-git dedeni at bütün türkiye sevinsin.



tanisana

biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "bu mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak" tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. ama bir şey yapamıyorlar. en sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. hoca arkasından seslenmiş :
''kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış :
"tanısana hadi, tanısana kim olduğumu"



mantikli mi yasal mi

bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor.
öğrenci: siz beni cezalandırıyorsunuz. bunu hiç anlıyor musunuz?
profesör: evet tabi ki.yoksa nasıl profesör olabilirdim?
öğrenci: İyi o zaman. size birşey sormak istiyorum. eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. fakat bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz.
prof: anlaşıldı tamam. sor bakalım.
öğrenci:yasal olupta mantıklı olmayan nedir? mantıklı olupta ama yasal olmayan nedir? ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?
profesör iyice bir düşündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. ve o öğrenciye iyi not vererek onu geçiriyor. daha sonra profesör en iyi öğrencisini çağırıyor ve ayni soruları ona soruyor. öğrenci hemen cevap veriyor:
"siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil. karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil. siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysa ki o sınıfta kalmıştı. bu ise ne mantıklı ne de yasal."



karne

karne günüydü.küçük oğlan okuldan döndü.
annesi "karnen nerede?" diye sordu.
çocuk güldü :
-arkadaşıma ödünç verdim. babasını korkutacak...



maç

bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. şeytanı çağırtmış: -cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin? -boşuna oynamayalım, biz kazanırız, demiş şeytan. -olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde... şeytan şeytanca gülümsemiş: -ama bütün hakemler de bizde...



imf ve çoban

çoban´ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. tam o anda, yanına bir cherokee jeep yanaşmış. brioni gömlek, cerruti ayakkabılar giyen, ray-ban gözlüklü ve ysl kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş.
- eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?
çoban bir adama birde koyunlarına bakmış,
- tamam
diye cevap vermiş. genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir nasa sitesine girmiş, gps´ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. çobana dönmüş,
- tam olarak 1586 adet koyunun var demiş. çoban
- doğru
diye cevap vermiş,
- koyununu alabilirsin.
genç adam koyunu almış ve jeep´inin arkasına koymuş. bu sefer çoban genç adama dönmüş,
- eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin?
diye sormuş. adam,
- evet neden olmasın
diye yanıtlamış.
- sen dunya bankasi´nda danışmansın
demiş çoban. adam sormuş,
- nasıl oldu da bildin?.
çoban
- çok basit
diye cevap vermiş.
- buraya çağrılmadan geldin, bu bir.. İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin. üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!



ördek

bir ördek bara gider ve barmen e:
-ekmek var mı?
-yok.
-ekmek var mı?
-yok.
-ekmek var mı?
-yok dedik ya!
-ekmek var mı?
-eğer bir daha sorarsan seni duvara çivilerim!-
çivi var mı?
-yok.
ekmek var mı?



harİta

adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün
haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün
miskinlik yapıp evde oturacağını düsündü. tam bunları düşünürken oğlu
koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. baba oğluna söz
vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak
istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu.

sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne
ilişti.
önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı
düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi. sonra düsündü; oh be
kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama
kadar
düzeltemez.

aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve
baba
haritayı düzelttim, artık sinemaya gidebiliriz dedi. adam önce
inanamadı ve
görmek istedi. gördüğünde de hayretler içinde kaldı ve bunu nasıl
yaptığını
sordu.

çocuk şöyle cevap verdi :

- bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı. İnsani düzelttİğİm
zaman dünya kendİlİğİnden düzelmİştİ

pianist_mehmet
02-18 -2007, 22:20
:d:d:d:d:d:d:d:d:d:daksak kardeşim hepsi birbirinden güzel..özelliklede çobanın sözlerine bittim....çok saol paylaşım için..

piyanist.45
02-18 -2007, 22:21
harika valla en güzelide ilk fıkra eline sağlık aksak kardeş güzel paylaşım devamını bekleriz

tellisaz
02-19 -2007, 00:47
çok teşekürler arkadaşım. sayende bilgisayarın başında kıkır kıkır güldüm.yarın mesai var ,enerji depolamış olduk.kolay gelsin .selamlar

schecker
02-19 -2007, 01:23
gercekten hepside komikmis... ama bence mantikli ve yasal daha komikti... paylasim icin tesekkürler... eline saglik ... saygilar

cetin_41
02-19 -2007, 11:48
züperrrrrrrrr<img src=images/Smilies/smile.gif border=0 align=middle><img src=images/Smilies/smile.gif border=0 align=middle><img src=images/Smilies/smile.gif border=0 align=middle>

Önder__
02-19 -2007, 12:21
valla harika, hele cennet cehennem maçı :)

qqww
02-19 -2007, 13:28
saol guzel paylasımlar

mummy
02-19 -2007, 14:22
sağolasın yaa :d :d [:d]

AKSAK
02-19 -2007, 21:49
teşekürler dostlar beğendiğiniz için saygılar