Küçük sırdaşım bilgisayar..
koştum geldim yine kapına..
bu kez bi değişiklik yapayım da kalemime veda edeyim tuşlarınla dans edeyim istedim küçük kızım,
kimseciklerin bilmediği, çok az kişinin şahit olduğu dünyamın kapısını aralamak istiyor bir genç..işığımın büyüsüne kapılmış olmalı ki pek bi heyecanlı..
sessiz sessiz, ağır adımlarla ilerliyor derinlerime..bu hissi tadmayalı çok olmuş..
oysa ben?
onunla geçen birkaç saniyede öyle bi huzur buluyorum ki..koşar adım gitmek istiyorum, gizemli sevdasına. acemice.. pek bir şey öğrenmek istemiyorum belki.. öğrendiklerimin beni korkutacağını düşündüğümden sanırım..
nasıl biri mi?
….
yıldız yıldız gözleri var bir bilsen, rengine aldırmadan parıltısına kapılıp gidiyorsun.. bir de tatlı gülümsemesi var ki, etrafa saçılıp da ziyan olmasına kıyamadığım.. oysa gülmek bir bana yakışır sanıyordum.. meğer, ona da yakışıyormuş.. sonra, içine işleyen bir ses tonu var.. seni alıp, olamadığın diyarlara götüren.. hımm… bir de çok güzel elleri, dokunduğu her yere bir güzellik getiren..
öyle ki..
esaretinin büyüsü sarmış olsa da bedenini, gözleri cesurca söyler hep tüm sevda sözlerini..
satırlarım heyecana karıştı küçük kızım, görüyor musun? nasıl da dizginleyemiyorum kendimi.. ?!
bir süredir, ayak tıkırtılarını melodi ettim, onlarla çalıştırıyorum ciğerlerimi.. görebildiğim her yerde bir tebessümünü arar oldum..
şikayetçimi bilmiyorum.. onun ne düşündüğünü de.. evet, küçük kızım.. yine bir çaresizlik anımda çaldım kapını.. şimdilerde farkında olmadan fazlaca düşünür oldum onu..
aslına bakarsan o da beni sormakta, sorgulamakta.. düşündüm de, ilk özelliğimden başlasın beni tanımaya.. sen anlat ona, bu kız de : hep işleri için gelir bana.. ya da çıkmaza girdiğinde.. kalemini daha çok sevse de dayanamaz arada benimle de yazar de.. yazarak daha bi güzel ifade eder kendine de.. bana geldi anlattı “kelimeler anlamsız kalıyormuş, gözlerinin derinine indiğinde” de.. biraz benden bahset, cevap verir mi bilmiyorum..
öğren.. tehlike ne kadar uzak bize? sevda ne kadar yakın?...
|