neyse konu buradan açıldı bende içimi dökeyim.. .
acemi birliğimi amasya da tamamladıktan sonra ustabirliğime bandocu(mızıkacı) olarak düştüm..
acemi birliğinde gördüğümüz ağır eğitim bağırma ve stress nedeni ile bir türlü şarkı söylüyemiyordum kendi kendime bile mırıldanırken sesimden nefret ediyordum..
düştüğüm usta birliğimde bana çavuş adayı olduğum için 1 takım sorumluluklar verdiler (eğitim çantası-bakım çantası-mekanik... vs)
aynı zamanda ordu evinde ve bazı şenliklerde progrm alacağım söylendi . .. bir kaç programı yaptıktan sonra bende iş kalmadığını düşündüm ne sesimde nede parmaklarımda derman yoktu
ve derken altdevreden bir meslektaşım daha geldi. ordu evi ve program işleri ona devrettim
ve bende bölük ve taburdaki zaten üstümde ağır olan eğitim işleri ile askerliğimi sürdürmeye devam ettim . .
bando birliği olduğumuz için müzik aletleri depomuz aynı zamanda meşk alanıydı subay ve ast subaylar çalışmalarını orada yaparlar bizlerinde ayrı çalışma salonumuz vardı ..
askerliğimin son 5 ayı kala bölük çavuşu olmuştum üzerimdeki sorumluluk yine büyümüştü ama ben memnundum çünkü askerliği severek yapıyordum . üzerime zimmetli olan bando malzemeleri arasında
ses düzeni ve klavye(g600) vardı görevim olmadığı zmanlarda oturup kendi kendime klasik müzik ve trakya havalrından birazda tavernadan takılırdım.. .
yine böyle bir gecede ben klavyenin başında iken bizim bölüğümüzün yeni gelen ast subaylarından biri alay mutfağında nöbetçiymiş ..
ben klavyenin başındayken içeri girdi..
ayağa kalktım muhabbetimiz olduğu için hafif gülümseyip baş ile selam verdim..
bana dedikleri şunlardı..
senin ne işin var burada . . ??
sana kim izin verdi bunu çalman için??
(bölük komutanı dahil herkez bilirdi benim klavyeyi çaldığımı)
tam zaten bana zimmetli der demez ..
üstüme hızla gelip gözümün üstüne sağlam bir direk indirdi..
neye uğredığımı şaşırmıştım bi yandan gözümün acısı ve bi yandan arkası gelecek gibi görünen yumruklar. .
tesadüf olacakki zaten boylu postlu olan astsubayımı önümde duran g600 ün üzerinden bana yumruk sallamaya çalışırken org ile birlikte yere kapaklandı .. bu fırsattan istifade edip hızla salondan çıkıp hemn bir tuvalete girdim .. moraran gözümü görünce ne düşündüğümü artık siz tahmin edin. ..
1 kaç saat sonra beni yazıhaneye çağırttırdı ..
bana tehditler savurdu -bu olaydan kimseye bahsedersen askerliğin bitmez.. -
ki o anda bende bölük komutanıma herşeyi anlatmak için hazırlanıyordum..
beni orada biraz yakamdan tutup silkeledi . ve bölük komutanıma olanları anlatmama engel oldu . .
o ana kadar süper giden askeriğim bana ızdırap olmaya başlamıştı .
bölük komutanıma olanları anlatamadım ama hakan astsubay kendi istediği gibi olayı anlatmış .. bölük komutanımın bana bakışları değişti.. aynı zmaanda bölükte çok önemli bir yere sahiptim..
1. bölük çavuşluğu
2. tabur eğitim çavuşluğu
3. bölükte sayılı kalan törenlerde boru çalan 5 kişden biri
4. bu enstrumanları trampet,boru eğitimini bölükteki yeni gelen ve hala öğrenmeye çalışan yeni arkadaşlara öğretmek.
5.bölük eğitim çavuşluğu ve eğitim sandıkları.
işte bukadar bölüğe faydalı olan birine bölük komutanının okadar şişirilmeye rağmen bana karşı tavırı yinede çok iyi sayılrdı..
fakat bu seferde asker arkadaşlarımızdan bir darbe yemiştim. .
bölük komutanına beni şikayet etmişlerdi..
şikayette şuydu;
timur kendi kafasına göre kurallar koyuyor .
bu kuralları bölük komutanımız bana söylemediği için bilmiyorum ama sanırım onun sabrını taşıran son damlaydı
ve askerliğimin bitmesine 37 gün kala beni bölük çavuşluğundan alıp bando mıntıkası olan kafetaryaya verdi hemde çim biçicisi olarak. .
askerliğimin son 30 gününde bukadar üzüleceğimi düşünmemiştim..
omuzumdaki çavuş rütbesinden utanır hale gelmiştim. yemekhaneye girince sanki herkez bana bakıyor gibi geliyordu..
ben yeni görevlerime alışırken (eğitim yok-eğitim verme yok- iştima alma kolluk tutma yok ..)
bölükteki işlerin ve çarkın dönmediğini gördüm
bölüğün bölük olmaktan çıktığını gördüm. .
bir zmaanlar beni arkamdan vurup
mıntıka temizliği yaparken ve koğuşta sigara içirmememi benim çıkardığım bir kural gibi komutana şikayet eden arkadaşlarım alt devrelerden ve bölüğün düzensizliklerinden çilekeş bir hale gelmişlerdi.
bunun farkına varan bölük komutanımız bir süre sonra bana dediki hemen görevine geri dön timur çavuş haftaya tören var şu yenilere boru eğitimi ver .. . . sırtımı sıvazladı sen nezman teskere alıyorsun dedi
bende yarın komutanım dedim.
okadar şaşırdıki dudağını her morali bozuk olduğu zamanki gibi büktü ve biraz düşündü..
arkasını döndü gitti. .. bölük komutanımı son görüşümdü. . .
çok büyük bir aileydik asker ocağında..
benim başımdan geçen bu olayı aktarmak istedim..
haa askerliğim süresince çok güzel çok sevindiğim ve çok eğlendiğim anlarda oldu .. eehh anlatmaya kalksam trakya müzik forumları almaz herhalde . ..

)