Geri git   Trakya Müzik > Arşiv Forumlarımız > Trakya > Sanat-Edebiyat-Sinema
Sohbet Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Oyunlar Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Sanat-Edebiyat-Sinema Türkiye ve Dünyadan Sanat-Edebiyat-Sinema Adına Bu açılan Forum

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 12-19 -2004   #1 (permalink)
Profil
Süper Üye
 
PeRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 11-10-2004
Şehir: , , Turkey.
Mesajlar: 414
Teşekkür Etmiş: 0
Teşekkür Almış: 4

Sponsor
Standart Piyano.kitap.

Piyano


Sınır tanımayan romanlardan biri Bir piyanist... Her konserden önce korkular içinde kalıp, içkiye sığınmak isteyen... Roman başladığında onun yirmi iki gün sonra öleceğini biliyoruz. Ve romanın daha ortasına bile gelmeden vahşi bir cinayete kurban gidiyor kahramanımız. Ama roman burada bitmiyor, tam tersine belki de asıl burada başlıyor.

Piyano, Goncourt Ödüllü Jean Echenoz’un hayatla sınırlamadığı bir roman. Yazar romanını üç ana bölüme ayırmış: hayat, araf ve cehennem yerine geçen kentsel bölge. Her üç bölümün de kendine özgü bir rengi, bir sesi var. Ve tüm bunlar okuyucuyu uyum içinde bir yolculuğa davet ediyor. Fantastik yanları da olan bu romanda sanata adanmış bir hayatın bambaşka bir şekle bürünmesine tanık oluyoruz.

Kahramanımız ya da kurbanımızla birlikte önce eski, yaflanmamış aşkların peşinden gidiyoruz, sanatın heyecanını tadıyoruz, sonra arafta Doris Day’le bir aşk gecesi yaşıyor, Dean Martin’e rastlıyoruz ve ceza olarak Paris’i arşınlıyoruz. şaşırtıcı, sınır tanımayan, eğlenceli, gerçek ile gerçekdişinin arkadaş olduğ bir roman Piyano. Edebiyatta sınırsızlıktan yanaysanız kaçırılmaması gereken bir fırsat.

Kitaptan

“Bu kermes ortam›nda Max, hiç alınmadan, başlangıçta kendisi bile kendini zor duyacak biçimde, ‘Gizemli Diyarlardan’ı çalmaya başlamıştı. Oysa, çalmaya devam ederken, bir bulutun dağılıp sessiz mavi bir gökyüzünü ortaya çıkarması gibi, uğultunun dağıldığını hissetti. Dinleyicileri büyülemekte, bir boğa gibi kendine doğru getirtmekte, dikkatlerini yoğunlaştırmakta, onları zapt edip kıstırmakta olduğunu fark etti. Bir süre sonra, salondaki sessizlik, müziğin kendisi kadar cafcaflı, çekici ve güçlü oldu, –Max, on parmağının klavyede neler yaptığına hiç egemen olamadı, bunun nereden, çalışmasından mı, deneyiminden mi yoksa şimşek gibi, beklenmedik bir ışık gibi, başka yerden mi geldiğini hiç anlayamadı– bu iki akım karışlıklı gidip geliyor ve birlikte tepki gösteriyordu. Ender olsa da, böyle bir olay görülebilir ve yirmi dakika sonra, "şair Konuşuyor’u bitirir bitirmez, bir sessizlikten sonra bir anlık bir şaşkınlığın ardından, Max’ı›n Champs-Élysées Tiyatrosu’ndaki büyük bir başarıya değişmeyeceği bir tezahürat fışkırdı.”

Yazar hakkında

Fransız yazar Jean Echenoz, 1947’de do¤du. Sosyoloji eğitimi gördü. Echenoz’un duru bir dil ve üslup haline getirdiği süssüz anlatımı, Fransız edebiyat çevreleri tarafından büyük ilgi ve takdir topladı. Fransa’da “Fransız edebiyatının son yıllarda yetiştirdiği en büyük ustalardan” sayılan Echenoz, 1983 yılında yazdığı Cherokee adlı romanıyla Médicis Ödülü’nü aldı. 1989’da yayımlanan Lac adlı eseriyle de Avrupa Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın Doğan Kitapçılık tarafından yayımlanan Türkçe’deki ilk romanı Ben Gidiyorum, 1999 yılında Fransa’nın en saygın edebiyat ödülü olan Goncourt’u kazandı.

Ödülleri
1999 Goncourt Ödülü (Ben Gidiyorum)
1989 Avrupa Edebiyat Ödülü (Lac)
1983 Médicis Ödülü (Cherokee)



PeRi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-19 -2004   #2 (permalink)
Profil
Süper Üye
 
PeRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 11-10-2004
Şehir: , , Turkey.
Mesajlar: 414
Teşekkür Etmiş: 0
Teşekkür Almış: 4

Sponsor
Standart Piyano.kitap.

Piyano


Sınır tanımayan romanlardan biri Bir piyanist... Her konserden önce korkular içinde kalıp, içkiye sığınmak isteyen... Roman başladığında onun yirmi iki gün sonra öleceğini biliyoruz. Ve romanın daha ortasına bile gelmeden vahşi bir cinayete kurban gidiyor kahramanımız. Ama roman burada bitmiyor, tam tersine belki de asıl burada başlıyor.

Piyano, Goncourt Ödüllü Jean Echenoz’un hayatla sınırlamadığı bir roman. Yazar romanını üç ana bölüme ayırmış: hayat, araf ve cehennem yerine geçen kentsel bölge. Her üç bölümün de kendine özgü bir rengi, bir sesi var. Ve tüm bunlar okuyucuyu uyum içinde bir yolculuğa davet ediyor. Fantastik yanları da olan bu romanda sanata adanmış bir hayatın bambaşka bir şekle bürünmesine tanık oluyoruz.

Kahramanımız ya da kurbanımızla birlikte önce eski, yaflanmamış aşkların peşinden gidiyoruz, sanatın heyecanını tadıyoruz, sonra arafta Doris Day’le bir aşk gecesi yaşıyor, Dean Martin’e rastlıyoruz ve ceza olarak Paris’i arşınlıyoruz. şaşırtıcı, sınır tanımayan, eğlenceli, gerçek ile gerçekdişinin arkadaş olduğ bir roman Piyano. Edebiyatta sınırsızlıktan yanaysanız kaçırılmaması gereken bir fırsat.

Kitaptan

“Bu kermes ortam›nda Max, hiç alınmadan, başlangıçta kendisi bile kendini zor duyacak biçimde, ‘Gizemli Diyarlardan’ı çalmaya başlamıştı. Oysa, çalmaya devam ederken, bir bulutun dağılıp sessiz mavi bir gökyüzünü ortaya çıkarması gibi, uğultunun dağıldığını hissetti. Dinleyicileri büyülemekte, bir boğa gibi kendine doğru getirtmekte, dikkatlerini yoğunlaştırmakta, onları zapt edip kıstırmakta olduğunu fark etti. Bir süre sonra, salondaki sessizlik, müziğin kendisi kadar cafcaflı, çekici ve güçlü oldu, –Max, on parmağının klavyede neler yaptığına hiç egemen olamadı, bunun nereden, çalışmasından mı, deneyiminden mi yoksa şimşek gibi, beklenmedik bir ışık gibi, başka yerden mi geldiğini hiç anlayamadı– bu iki akım karışlıklı gidip geliyor ve birlikte tepki gösteriyordu. Ender olsa da, böyle bir olay görülebilir ve yirmi dakika sonra, "şair Konuşuyor’u bitirir bitirmez, bir sessizlikten sonra bir anlık bir şaşkınlığın ardından, Max’ı›n Champs-Élysées Tiyatrosu’ndaki büyük bir başarıya değişmeyeceği bir tezahürat fışkırdı.”

Yazar hakkında

Fransız yazar Jean Echenoz, 1947’de do¤du. Sosyoloji eğitimi gördü. Echenoz’un duru bir dil ve üslup haline getirdiği süssüz anlatımı, Fransız edebiyat çevreleri tarafından büyük ilgi ve takdir topladı. Fransa’da “Fransız edebiyatının son yıllarda yetiştirdiği en büyük ustalardan” sayılan Echenoz, 1983 yılında yazdığı Cherokee adlı romanıyla Médicis Ödülü’nü aldı. 1989’da yayımlanan Lac adlı eseriyle de Avrupa Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın Doğan Kitapçılık tarafından yayımlanan Türkçe’deki ilk romanı Ben Gidiyorum, 1999 yılında Fransa’nın en saygın edebiyat ödülü olan Goncourt’u kazandı.

Ödülleri
1999 Goncourt Ödülü (Ben Gidiyorum)
1989 Avrupa Edebiyat Ödülü (Lac)
1983 Médicis Ödülü (Cherokee)



PeRi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
piyanokitap



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kitap dediğin böyle okunur.. haluk001 Serbest KonuLar 4 07-24 -2007 05:03
İstanbul’un Sandık Odası .kitap. PeRi Sanat-Edebiyat-Sinema 1 12-19 -2004 00:17
İstanbul’un Sandık Odası .kitap. PeRi Sanat-Edebiyat-Sinema 1 12-19 -2004 00:17
Cemile.kitap. PeRi Sanat-Edebiyat-Sinema 1 12-19 -2004 00:15
Émilie’nin Son Yolculuğu.kitap. PeRi Sanat-Edebiyat-Sinema 1 12-19 -2004 00:13

Populer Etiketler
WEZ Format +3. Şuan Saat: 05:22.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.