Temel Istanbul da bir is yeri açar ve isler tikirinda gidince altina hemen
Mercedes marka bir araba çeker. O günlerde Trabzon dan annesi arar ve :
- Temel oglum, baban öldi. Hemen cel.
Temel arabaya atlar ve hemen yola koyulur. 6 saatte trabzona varir.
Neyse, babasinin cenazesini kaldirirlar, aksam annesinden izin ister ve isleri
yüzünden hemen Istanbul a dönmesi gerektigini söyler. Annesi onayladiktan
sonra Istanbul a telefon açip yaninda çalisanlara :
- Usaklarim, benceliyoryum beni karsulayun.
Usaklar bekler Temel gelmez. 1 gün geçer, Temel yok. 2 gün geçer Temel,
yok. 3 gün geçer Temel yok. 4 gün sonunda Temel gelir. Hemen sorarlar
- Patron 6 saatte gittin, 4 günde döndün. Çok merak ettik seni.
Temel bunun üzerine usaklaruna döner ve der ki :
- Ula usaklarum bu Almanlari anlamiyorum... Arabaya 5 tane ileri fites
koymuslar, sanki isin geri dönüsü yok gibi geri fitesten sadece 1 tanecik
koymuslar. O sebepten geç celdum
Temel kamyon söförüymüs. Bir gün kamyonu ile yokus asagi inerken freninin patladigini farketmis. Ileriye dogru baktiginda da yolun ikiye ayrildigini görmüs. Bir tarafta pazar kuruluymus ve yüzlerce insanin alisveris yapiyormus. Diger tarafta ise küçük bir çocuk yolun ortasinda oyun oynamaktaymis. Temel çok hizli bir sekilde düsünerek pazar yerune çirersem pi sürü insan ölür en eyisu çocigu ezeyum demis. Ertesi gün gazetelerde söyle bir baslik; pazara giren kamyon dehset saçti. 150 ölü Temel e sormuslar : - Sende hiç kafa yokmu? Bu kadar insani ezecegine bari çocugu ezseydin. Temel cevap vermis : - Ula siz benu salak mi sandunuz? Bunu bende düsündüm... Tabii ki çocugu ezecektim ama cocuk pazara dogri kosunca ben ne yapayim?