Geri git   Trakya Müzik > Arşiv Forumlarımız > Eğlence
Sohbet Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Oyunlar Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 10-11 -2008   #1 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Thumbs up Evlilik Problemleri

EVLİLİK PROBLEMİ:

[LinkLeri GöreBilmek için Üye Olmalı Yada Giriş Yapmalısınız. KayıT için Tıklayınız]




Evlilik modern anlamda karşılıklı iki cins insanın; birbirlerine saygı, sevgi ve güven duygularıyla yaklaşarak, aralarında paylaşım ve fedakârlık gibi ortak noktalar bulmalarına ve bu olguyu resmiyete dökerek, sonuçlandırmaya evlilik denir.
Evlilik kutsal bir yaklaşım olarak, toplumu oluşturan en önemli müessesedir. Bir toplum sağlam, temiz ve düzenli ilişkilerle kurulu ailelerin varlığıyla ayaktadır. Kimin kimle olduğu belli olmayan, savruk ve aile kurma temelini yansıtmayan, temelini ilişkiler bozuk ve temelsiz toplumlar doğurur.


Metafizik sistematiğinin, spiritüal yaklaşımına göre ise evlilik, ruh âleminde önceden, evlenmeleri belirlenmiş iki farklı cinsin, aura denilen ruh mahiyetlerinde birbirine benzer ruh güç ve enerjilerinin, bu dünyada çeşitli kadersel sebeplerle bir araya gelerek magnetik anlamda çekim oluşturmasına evlilik denir. Kimin kimle evleneceği, kimin evlenemeyeceği, kimin hangi sebeplerle evleneceğinin hepsi mutlak kader’dedir. Evlilik sadece sevgi üzerine kurulmaz; mantık evliliği, mecburiyetten evlilik, iş-icap için evlilik vb gibi olgular çeşitli kadersel sebeplerle oluşur. Evliliklerin kadersel olgunun bir parçası olmasının sebebi de ilişkide doğacak çocuğun, Yaratan tarafından önceden bilinmesidir. Mutlak kader sadece iki farklı cinsin yani kadın ve erkeğin evlenmesini kabul eder. Ya da iki aynı cins sapıksal evlilikler asla kadersel olguya bağlanmaz. Evlenipte çocuk sahibi olamayan insanlar çoktur. Bu olgu spiritüalizm anlayışına göre modern ve alternatif tıbbın tüm imkânları kullanılsa bile, eğer yine çocuk sahibi olunamıyorsa, bunun hayırları da var demektir.



Günümüz post modern felsefesi, evlilikleri resmiyete dökmekten uzak, beraber yaşama anlayışı geliştirmiş olmasıdır. Bazı insanların evlilik aşkı öldürüyor yok ediyor sözü her ne kadar doğru olsa da, sonuçta evlilik içinde yaşanılan topluma örnek ve evrensel etiğe uygun olarak da her açıdan yaşanması gerekir. Tüm toplum gençleri evlenmeye özendirmeli ve her koşulda evlenmeyi düşünen insanlara yardımcı olmalıdır. Ekonomik anlamda birlikte yaşama yetersizliklerini görenler ve birbirini seven iki insan ekonomik sebeplerden dolayı evlilikten soğumaktadır. Bu olgu evlilik dışı ilişkileri doğurmakta bu sebepten dolayı da toplumsal ahlak anlayışı otomatikmen değişmektedir. Toplumsal ahlakın bozulduğu toplumlarda namus kavramı değişkenlik göstermektedir. Namus asla iki bacak arası değildir, fakat kendini bilen bir kız herhangi bir zorlama veya baskı görmeden, doğuştan bilinçli olarak yaratılmış parçayı korumakla mükelleftir. Toplum ahlakı ailelerin kızlarını iyi ve terbiyeli yetişmesiyle ön plana çıkar. Bir aile kız çocuğuna devamlı yaşamdan iyi örnekler vererek ve inançla besleyerek yetiştirirse kız doğru yolu bulur. Ya da kız başıboş kalırsa, dışarıda hayvanlar gibi sürü kurtların ağlarına takılacak tuzaklarla uğraşmak zorunda kalır. Hayatın her kesitinde kadınlarımızı korumazsak ve onlara değer verip, kendi kızlarımız ve evlatlarımız gibi görmezsek bizde bozulan toplumsal ahlakın bir parçası oluruz. Düşene ve düşürülene bir darbede ben vurayım ya da ben yapmasaydım başkası yapacaktı zihniyetlerini toplum olarak bir tarafa bırakıp insanlarımıza ve kadınlarımıza sahip çıkalım. En azından kadınlarımıza kötü muamele, şiddet ve tacizde bulunmayalım.

Kadınlara daha yaklaşımcı, iyiliksever, korumacı ve saygılı davranırsak, güven ortamında toplumsal ahlakı da korumuş oluruz. Hiç bir kadın doğuştan kötü yola düşmek istemez, onu zorlayan ekonomik sebepler veya onursuz insanlar vardır. İslam inancının güzelliği ve temizliğiyle yaşamak varken, insanlığa yakışmayan ve insanı çirkefleştiren ego ve nefs egomanyasını neden yıkmayalım. Çağımızın bilgi kültürü gelişirken, teknolojik iletişim araçlarıyla ya da çeşitli ahlaksız durumların artığı bugünkü topluma bakıldığında çok vahim durumlar vardır. Pornografik yayınlar, hayvan pornosu, çocuk pornosu gibi insanı onursuzlaştıran, küçülten hatta aşağılık duruma getiren yayınlar ve bu sektörlerden paralar kazanan insanlara yazıklar olsun.


Toplumsal anlamda ekonomik kaygılar ve aç gözlülüğün yansıması olarak, günümüz toplumunda artık yavaş yavaş evlilik anlayışı da değişime uğramaktadır. Kadın ekonomik özgürlüğünü eline almadan evlenmek istemiyor, erkek ise sağlam ve iyi geliri olmayan bir evlilik planı kuramamaktadır Bu olayların sebepleri çok geniştir

1.Bazı kadınlar ekonomik özgürlüklerini ellerine aldıklarında, kendilerinden daha üst statüde erkeklerle evlenmek istemeleri, iş bulamayan, ya da çalıştıkları işlerde düşük ücret alan erkekleri evlilik düşüncesinde karamsarlığa itiyor.


2.Devlet ve özel kurumlarda çalışan erkekler, evleneceği bayanı çalışan bayan, çalışmayan bayan olarak ikiye ayırıp, çalışan bayanları tercih etmeler. Çalışmayan ev kızlarının, evde kalmalarına neden oluyor. Kadınlar içinde geçerli.

3.Bazı kadınların devlet veya sağlam geliri olmayan erkeklerle evlenmek istememeleri, mantıksal evlilikleri ya da evde kalmalarına neden oluyor.

4.Fuhuş veya dost hayatı denilen beraber yaşamak anlayışı bazı erkeklere daha cazip gelmesi, evlenmeyi geciktiriyor

5.Kadınların kendilerini kişisel gelişim açısından geliştirememeleri kültürlü erkekleri, kültürsüz bayanlara yakınlaştırmaktan uzaklaştırıyor. Kadınlar için de geçerli.


6.Bazı anne ve babaların, kızlarını maddi durumu çok iyi kişiler ile evlenmelisin sözleri, kızları şartlandırarak, kısmetlerini veya ortamlarını ona göre kurmalarını sağlıyor.Bu olayda kızları yanlış yollara sevkediyor.


7.Günümüzde okumanın önemi artış gösterdiği için üniversite okuma, iş bulma derken, yaşın ilerlemesi evlilikleri geciktiriyor.

8.Kız istemede ailelerin, erkek tarafından çok şeyler istemesi anlayışı, çoğu aileyi kız istemekten soğutuyor.

9.Bilinmeyen ortamlara çok girip, çıkan. Onunla bununla sarmaş dolaş olan, hoppa ve kişiliksiz kızların, genç erkekleri evlilikten soğutuyor.

10.Kimi erkeklerin, kızların bekâretine çok önem vermesi, bekâretini kaybetmiş kızların, evlilikten soğuma problemi oluşuyor. Kızlık dikimi ya da esnektir anlayışı asılsızsa olsa bile bazı erkekler yutmuyor.


11.Asil erkeklerin veya bayanların, asil olmayan insanlarla evlenmek istemeleri. Evliliklerde hatalara neden oluyor.


12.Bazı yörelerde başlık parası ve çeşitli törelerin varlığı evliliği geçiktiriyor.
Örneğini daha çok sayacağımız problemlerin olduğu bir toplum içerisinde her şeyin maddiyatla yada sadece maneviyatla olmayacağını bilen tüm insanlar, evlilik kurumunu geliştirerek sağlam bir nesil bırakabilirler.


Metafizik Uzmanı Gökhan Hani


--------------------------------------------------------------------------------

Evlilik problemleri nasıl çözülür?

[LinkLeri GöreBilmek için Üye Olmalı Yada Giriş Yapmalısınız. KayıT için Tıklayınız]


Malum geçenlerde "boşanmak istemiyorum" diye bir programdan bahsetmiştik ve orda demiştikki günümüzde aile bağları eşler arası geçim malesef güneşte kalmış bir ipliğe bağlı şekilde gidiyor tabi aile içerisinde en önemli olgu evliliğin devam etmesidir.Bu durum gerçekten önemlidir eğer evlilik olgusu yerini ve anlamını değiştirirse malesef diğer olayları göz görmez.İşte bu durmun devamlılığını sağlamak için bazı özveri duyarlılık hassasiyet ve sabır gereksinimleri vardır.Çoğu kimseler evliliklerini mutluluklarını butür kavramları sıkca kullanarak devam ettirirler.Neyse Ailem dergisinde mutlu evlilik için bir kaç tavsiye gördüm ileride bizde bu müesseseyi kuracaz ön çalışmamız olsun derim
"Evlilik problemleri nasıl çözülür? 9 öneri
GÜLAY ATASOY

Her evlilikte birtakım sıkıntılar yaşanabilir.
Eşlerin birbirlerini tanımaları ve uyum sağlamaları esnasında bazı pürüzler olabilir. Sevginin yıpranmaması ve mutluluğun zedelenmemesi için dikkat edilmesi gereken husus; bu sıkıntıları probleme dönüştürmeden aşmaktır.

1) Problem kitabı değil, çözüm anahtarı olun

Evlilikteki problemi çözmenin tek yolu problem çıkarmamaktır. Çünkü problem kitabının olmadığı yerde çözüm kitapçığı da olmaz. Ancak insan iradesi olmadan çıkan problem karşısında çözüme odaklanmak, problem kitabı olmak yerine cevap anahtarı olmak gerek.



2) Çözüme harcayacağınız enerjiyi panikle tüketmeyin
Problem karşısında problemi çözmeye harcayacağınız enerjiyi panikle tüketmeyin. Tıpkı düşman askeri gelmeden düşmana saldırıp mermisini tüketen asker gibi olmayın. Su-i zanlarla ve “ben öyle tahmin etmiştim. Eee, ben şöyle sanmıştım” cümleleriyle anlayıp dinlemeden hareket etmeyin. Problem yokken problem varmış gibi davranmayın. Unutmayın ki, tahrip kolay, tamir zordur. Bir sözle eşinizin kalp sarayını yıkabilirsiniz. Fakat bin sözle tamir edemezsiniz.



3) ‘Keşke’ dememeye çalışın
Sürekli yanlış yapıp, problem çıkararak eşinizi canından bezdirmeyin. “Artık canıma yetti senin kaprislerini çekemeyeceğim” dedirterek sevgisini kaybetmeyin. “Keşke şunu yapmasaydım, keşke bunu söylemeseydim. Keşke şimdiki aklım olsaydı” vb. sözleri söylemek zorunda kalmayın. Çünkü sevgi güneş gibidir. Siz gönül pencerelerinizi sonuna kadar açarsanız o güneş içeriye bol bol girer. Pencerelerinizi sıkı sıkıya kapatırsanız yol bulup içeriye giremez. “Benim güneşim bir yolunu bulup girer” demeyin. Sonuna kadar açık olan gönül pencerelerinden birine kayabileceğini göz önünde tutun.



4) ‘Ama’ silahından uzak durun
Hata yapmayan bir melek gibi davranmayın. Hep kendinizi müdafaa etmeyin. Eşiniz “şunu neden şöyle yaptın?” dediği zaman “ama” silahına sarılmayın. Ya da sürekli “ama ben öyle söylememiştim. Ama, ama” diye “ama” silahının arkasına gizlenerek eşinize ateş etmeyin. Karşınızda ateş edecek düşman değil, sevgisini kazanmanız gereken dostunuz var. Unutmayın “dostun attığı gül” düşmanın attığı silahtan daha çok yaralar.



5) Kendinizi polis hafiyesi sanmayın
Kimi eşler, eşlerinin yanlışlarını yüzlerine karşı dobra dobra söylerler. Kendilerini eşlerinin yanlışlarını araştırmakla görevli polis hafiyesi gibi görürler. Sebebi sorulduğunda “ben doğruyu söylüyorum. Onun yanlışını gösteriyorum. Onun iyiliğini düşünüyorum” diyerek kendilerini müdafaa ederler. Halbuki, her doğru her yerde söylenmez. Her doğruyu söylemek insanın görevi değildir. Bir lokma ekmek bile çiğnenmeden yutulmaz. Önce ağızda çiğnenir, mide özsuyuyla parçalanır. Sonra ince bağırsakta süzülür. Şayet çiğnenmeden yutulursa ya boğaza oturur ya da mideye.



6) İnatlaşmayın
Kimi eşler evlilikte çıkan problemlerde bir türlü çözüme yanaşmaz, inatlaşırlar. “Böyle yapayım da bu ona ders olsun” havasına girerler. Acaba hangi öğrenci “ben bu problemi çözmeyeyim de öğretmene ders olsun” diyebilir? Bu düşünceyle öğretmenle inatlaşarak “ben bu problemi çözmem” diyen öğrenci sınıfta kalmaya mahkûmdur.



7) Kindar olmayın
Problemlerin çözümünde kilit nokta kindarlıktır. Eşler arasında bir sıkıntı yaşanmış geçmiştir. Eşlerden birisi olayı unuturken diğeri günlerce “neden sen bana öyle söyledin? Neden şöyle davrandın? Niye bana hakaret ettin?” vb. sözlerle olayı günlerce gündemde tutarlar. Halbuki evlilikte problem olduğu zaman “şu an matematik dersindeyiz. Önümüzde bir problem var. Bunu çözmeliyiz” diyerek problem çözülmeli. Sonra da “zil çaldı ve matematik dersi bitti” diyerek matematik dersinden çıkılmalıdır.



8) Affedici olun
İnsan olmak hasebiyle eşiniz hata yapabilir. Sonra bunun farkına varıp özür dileyebilir. Affedici olun “Neden öyle yaptın?” vb. sözlerle hesaba çekmeyin. Kim affedici olursa o daima kazanır. Nitekim ayette de:
“Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (4.149) buyruluyor.



9) Evliliği çözüm bekleyen problem değil, yaşanması gereken mutluluk olarak görün
Yüzünüzde tebessüm gülleri açsın…Lisan-ı haliniz mutluluğun şarkısını mırıldansın. Mutluluk tülleri evinizin her yanını sarsın. Eviniz saadet sarayı, siz iyilik perisi eşiniz de o sarayın sevgili prensi olsun."



Konu Nejat Levent tarafından (10-12 -2008 Saat 13:34 ) değiştirilmiştir..
Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nejat Levent Bu Mesaj Için Teşekkür Edenler:
Alt 10-11 -2008   #2 (permalink)
Profil
***MüziK***
 
mehmet481 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 02-23-2007
Şehir: ordu, fatsa, Turkey.
Mesajlar: 1,190
Teşekkür Etmiş: 56
Teşekkür Almış: 173

Sponsor
Standart Cevap: Evlilik Problemleri

abi boş ver hiç ewlenmeyelim başımızı belaya almıyalım



mehmet481 ` Diyorki: ------MEGA MÜZİK-----



--------ORDU/FATSA---------


-----------***DJ_PİYANİST***---------
mehmet481 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
mehmet481 Bu Mesaj Için Teşekkür Edenler:
Alt 10-12 -2008   #3 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Thumbs up Cevap: Evlilik Problemleri

EVLİLİK PROBLEMLERİ
EVLİLİK SORUNLARI:
Duygusal uzaklaşma hissediyorsanız
İlişkinizde sevginiz dışındaki öğeler daha ön plana çıkmış ve bundan bir sıkıntı duyuyorsanız
Cinselliğinizde belirgin bir azalma varsa
Tartışmalarınızda boşanma sözcükleri de havada uçuşmaya başlamışsa
Artık evliliğiniz neşe ve canlılık vermiyor bunun hatta tam aksini getiriyorsa.
Kendinizi daha güvensiz hissediyorsanız
Kıskançlık ve şüphelerinizde artış varsa
Artık tartışmalarda karşılıklı taviz vermiyorsanız ve tartışmaları kontrol etmeniz güçleşiyorsa
Eşiniz artık size hediye almıyor yada sizi hatırladığını hissettirmiyorsa
Artık eşiniz dışında bazı erkeklerin çok daha iyi koca olabileceği duygusu yoğunlaşmaya başlamışsa.
unutmayın. Bunu böyle düşündüğünüzde karşılıklı anlayışla bazı sorunların üstesinden gelebilirsiniz.
Her iki zaman içerisinde çözülecektir. Ancak bunun yanında yeni yaşamınızda sorunlar ortaya çıkabilir.
TİPİK EVLİLİK SORUNLARI:
İletişim kuramama ve uzlaşmada güçlük: Bu problem gerçektende çiftler arasında oldukça sık görülür. Çiftler ya tartışmaz nasılsa bir şey değişmiyor ya da tartışır ancak uzlaşamaz. Genellikle herkes kendi söylemek istediğini söyler ancak karşı tarafı gerçekten dinlemez. Tartışamayan çiftler için durum daha kötüdür. Çünkü tartışmanın yerini akıl okuma almıştır(örnek: Kadın:Artık bana hiç dokunmuyor. Muhtemelen beni sevmiyor acaba bir başkası mı var? Erkek: Dokunursam gene seks istediğimi düşünecek ve beni reddedecek ben en iyisi televizyon seyredeyim. Kadın: Şimdide televizyonu açtı bu kesin beni sevmiyor, yüzsüzlük etmeyim gidip yatayım. Erkek: Bu saatte yatılır mı, bu kadının bana hiç tahammülü yok.)
Aldatma (sadakatsizlik):
Burada bahsedilen çiftlerden birinin ya da her ikisinin böyle bir deneyim yaşadıktan sonra evliliği sürdürmek zorunda kalması ya da evliliği sürdürmek istemesi durumunda yaşanacaklardır. En sık iki soru bu şartlarda gerçekten devam etmeli miyiz? beni hala aldatıyor mu?
Kaynana sorunu:
Burada asıl sorun çiftlerin kendi aile düzenlerine sınır çizememiş olmasıdır. Böyle bir sorunu batılı literatürde bulmak çok güçtür. Ancak bizler bu sorundan kaynaklanan soruna her gün tahmin edemeyeceğiniz sıklıkta rastlıyoruz.
Bilinen Tipik sorunlar:
Kaynanamla altlı üstlü oturuyoruz. Her şeyimize karışıyor.
Kocam sürekli onlarda yemek yemek istiyor.
Kocam sürekli onlara harcıyor bizle ilgilenmiyor.
Her hafta sonumuzu her tatilimizi onlarla geçirmek istiyor.
Yukarıda bahsedilen sorunlar çoğunlukla evlilikle ilgili ciddi sorunlara neden olabiliyor. Kaynanasıyla rekabet halinde ki bir kadın kocasından bu durumun acısını farklı dolaylı yollarla çıkarmaya (yatakta isteksizlik, farklı önemsiz konulara öfkelenme gibi ) çalışıyor. Bunu da yapamazsa öfkesini ya çocuklarından (dayak vs) ya da kendisinden çıkarıyor olabilir (baş ağrısı,boyun, bel ağrısı, konversif bayılmalar vs).
Yeni yaşamınızda değişen bir şey de artık düzenli bir cinsel yaşamın başlaması. Özellikle toplumumuzda insanların büyük bir çoğunluğu ilk cinsel deneyimlerini eşleri ile yaşamaktadırlar. Daha önce yaptığım bir araştırmada erkeklerin % 40'ı ilk deneyimlerini kendi eşleri ile geçekleştirdikleri görülmüş. Bu oran kadınlarda daha da yüksek çıkmıştır.
Dolayısıyla tecrübesiz iki insanın bir araya gelmesi üstelikte yanlış bilmeleri nedeniyle bazı cinsel sorunlar da karşımıza çıkmaktadır.
En sık, evliliğin ilk günlerinde cinsel birleşmeyi başaramama karşımıza çıkmaktadır. Bunun temelinde bazı törelerinde etkisi vardır. Kapıda birileri sizden haber beklerken sınavdaki bir genç gibi performans kaygısı yaşayan ve cinsel organında sertleşme sorunu yaşayıp ilişkiye girmeyenlerle sıkça karşılaşmaktayız.
Bazen de cinsel ilişkide yaşayacağını sandığı için kendini aşırı kasan ve bu nedenle ilişkiyi başaramayan genç kızlarla da karşılaşmıyor değiliz. İlişkiye müsaade etmeyecek kadar vajina kaslarında kasılma ile giden duruma ise vaginismus diyoruz.
Bu ve buna benzer cinsel içerikli aksaklıklar evlilikte eşleri dışa yöneltmekte yani sadakatsizliğe itmektedir.Sevgiyi ve ilgiyi dışarıda arayan eşler bunu bazen zina bazen de duygusal olarak aldatmaya çevirmektedir.İstatistiklere göre evli erkeklerin %35 i eşlerini aldatmaktadır.Bu oran kadınlarda biraz daha az olmakla birlikte azımsanacak bir rakamda değildir.Bu tür dışa açılımlar eşler arasındaki bağı azaltmakta ,birlikteliği zorunluluğa çevirmektedir.Sadece eşe değil çocuklara olan ilgide azalır.Özellikle duygusal aldatmalarda eşlerin yaptığı her şey göze batar,bir beğeni eksikliği ortaya çıkarır ki buda kavgayı kaçınılmaz kılar.
Evlilik sorunlarının başında ülkemizde özellikle ekonomik sorunlar gelmektedir.Ekonomik olarak zayıf olan evliliklerde sorun çıkma yada sorun yaratma olasılığı ekonomik yönden güçlü bir evliliğe göre daha fazladır.Maddi olarak sıkışan çiftler bir savunma mekanizması olarak saldırganlıklarını birbirlerine yöneltirler.Böylece eşler arasında gerginlik ve sürekli birbirlerine güvensizlik ve suçlamalar yaparlar.Buda evliliğin geleceğini tehlikeye düşürür.
Evlilik içinde çok çeşitli varyasyonlarda sorunlar çıkabilmektedir.Bunda en büyük sebep sevgi azlığı, kurum içi demokrasi ve saygı azlığı , eşlerin depresif düşünce modu , anlaşamamazlık , çocuk sorunları , ailelerin baskısı gibi çeşitlilikler gösterebilmektedir.Bunlarda özellikle tarafların aileleri birçok soruna neden olabilmektedir.Öyleki ülkemizde gelin-kaynana sürtüşmesi yıllardan beri bir sorun yumağı olmuş sonu ölümlere varan birçok anlaşmazlık çıkarabilmiştir.
Evlilik sorunlarında diğer önemli bir nedense eşlerden birinin özellikle erkeğin alkol ve kumar alışkanlığıdır.Bu durumda kadın mağdur durumlara düşmekte ve evliliğe sorunlar silsilesi oluşturmaktadır.Ancak kronik bir alkol yatkınlığı yoksa erkeğin alkole yönelmeside yine evlilik içi bir sorundur.
Aile içi şiddet, eşe ve çocuklara uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır.Yine aile içi ensest ilişkiler , çocuk istismarları evlilik sorunlarının en kirli yüzüdür.
Genellikle evlenirken kurdukları hayaller ve hayat beklentilerini evlilikte gerçekleştiremeyen insanların evlilik yaşamları sürekli olarak sorunlu geçer ve sonu büyük olasılıkla boşanmayla biter.Evlenmeden önceki duygusal hazırlık süresinde birbirlerini iyice tanımadan evlenen çiftler anlaşamama gibi bir sorunla karşı karşıya kalırlar.Evlendikten sonra iki kişilik düşünmek zorunda kalan eşelere ağır gelen bu durum kişinin kaçınma-yaklaşma anksiyetesi yaşamasına neden olur.Özellikle özgürlüklerin kısıtlanması kişide içten içe bir öfke ve isyan oluşturur.Eğer eşe duyulan sevgi bu öfke ve isyandan aşağıda kalırsa evlilikte sorunlar baş göstermeye başlar.Bu durumdan kurtulmanın en iyi yolu eşler arası açıklık,doğruluk ve yalınlıktır.Sorunlarını açıkça ve objektif olarak paylaşan çiftler bu sorunları çok rahat aşarlar.Ancak evlilik içinde eğer demokratik bir ortam ve kişisel haklara saygı yoksa zaten bu paylaşımın oranı oldukça düşmektedir.Buda çözümlenemeyen sorunlar anlamına gelmektedir.
Tüm bu durumlar bazen kendiliğinden çözülebilir ancak bazen de çözümlenemeyen basit sorunlar ayrılmaya varacak nahoş durumlarla karşımıza çıkmaktadır. Eğer bir iletişim sorununu kendiniz çözemeyecekseniz sorunun çözümü için bir profesyonele başvurmaktan çekinmemelisiniz.



Konu Nejat Levent tarafından (10-12 -2008 Saat 13:20 ) değiştirilmiştir..
Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12 -2008   #4 (permalink)
Profil
Kıdemli
 
Köymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 07-29-2008
Şehir: MARMARİS-MUĞLA
Yaş: 42
Mesajlar: 181
Teşekkür Etmiş: 57
Teşekkür Almış: 44

Sponsor
Standart Cevap: Evlilik Problemleri

Evlilik müessesesi çok kutsaldır.Şans diye düşünüyorum ben evde huzurun mutluluğun varsa buda iş hayatına yansıyor.çok önemli bir konu ben şahsen 16 yıllık evliyim 2 çocuğum var hayattaki tek şansım evliliğim çok mutluyum inanın bir kavgamız bile yoktur.herkese allah hayırlısını nasib eylesin..


Köymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Köymen Bu Mesaj Için Teşekkür Edenler:
Alt 10-12 -2008   #5 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Standart Cevap: Evlilik Problemleri

Türkiye'de Evlilik Çeşitleri




Yrd. Doç. Dr. Sezen, ´Türkiye´de evlenme biçimi´ konulu çalışmada, "Evliliklerin büyük bir bölümünde ne yazık ki kadına söz hakkı tanınmıyor" dedi. Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen´in kitaplaştırdığı evlilik yöntemlerini şöyle sıraladı:

1- Görücü usulüyle evlenme: Gelenekselliğin ağır bastığı yörelerde görülen evlenme biçimidir. Bunda kız seçme girişimi, doğrudan doğruya evlenecek gencin annesi, babası veya yakınları tarafından başlatılır. Gencin kızın beğenmesi yeterli değildir.

2- Kız kaçırma (Düğünsüz evlenme): Ailelerin evliliğe kesin karşı çıkması durumunda kız kaçırma olayı gündeme gelir. Bu durum, sosyo- ekonomik ve diğer sebeplerle en çok kız tarafının engellemesiyle ortaya çıkar. Bu engeller arasında kız tarafının başlık parası istemesi önemli bir yer tutuyor.

3- Başlık parasıyla evlenme: Başlık, evlenecek gencin kız tarafına ödediği paraya denir. Bu nakit para yanında; altın, ev, bahçe, tarla veya hayvan olarak da gerçekleşebilir. Doğu ve Güneydoğu kırsalında yaygın olan başlık parası üzerinde yapılan pazarlığın sonuçlanmasına ´başlık kesme´ denir. Başlık, kadını bir mal olarak gören anlayışın ürünü olması yönüyle ilkel bir zihniyetin devamıdır.

4- Oturak alma evlilik: Erkeğin kızı zorla kaçırması yanında, kızın bohçasını alarak oğlan evine gidip oturması durumu vardır ki buna bazı yörelerde, ´oturak alma´ denir. Bir kızın bazen gözünü tuttuğu herhangi bir erkeğe kaçtığı görülür.

5- Baş örtüsü kaçırma yoluyla evlilik: Hakkari, Van, Ağrı ve Erzurum´un ilçelerinde rastlanılan bu evliliğin gerçekleştirilmesinde; kıza ait bir eşyanın kaçırılması, kızı kaçırmakla eş tutulmaktadır. Oğlanın ailesi, kız tarafıyla anlaşmak zorundadır.

6- Beşik kertme evliliği: Birbirini çok seven eş- dost, komşu veya yakınlar, çocukları beşikteyken, beşiklerine birer kertme vurarak nişanı gerçekleştirilir.

7- Tay geldi evlilik: Dul bir kadının, eski kocasından olan çocuklarını da alarak dul bir erkekle ya da dul bir erkeğin eski karısından olan çocuklarını alarak dul bir kadınla yaşamasından doğan evliliğe denir. Kadın veya kocanın yanında getirdikleri çocuklar, ´tay geldi´ olarak adlandırılırlar.

8- Kuma getirme evliliği: Cumhuriyetten önce, karısı kısır olan veya erkek çocuk doğuramayan erkek, yeniden evlenirdi. Günümüzde Doğu ve Güneydoğu´nun kırsal kesimlerinde hala devam etmektedir. Bu gibi evlenmelerde ilk kadın, sonradan gelenin yanında ikinci plana düşer.

9- Berdel (bedel) evliliği: Doğu ve Güneydoğu Anadolu´da uygulanır. Başlık sorununu ortadan kaldıran bu tür evlilik; hem kızı, hem de oğlu bulunan iki ailenin, karşılıklı olarak kızlarını ve oğullarını evlendirmeleriyle gerçekleştirilir.

10- Kepir (yaban değişimi) evliliği: Zor kullanılarak gerçekleştirilen evlilik biçimidir. Evlenmek isteyen fakat başlık ve düğün masraflarını karşılayacak kadar paraları olmayan ya da ailelerin çıkardıkları zorluklardan çekinen bekar iki arkadaş, kız kardeşlerini kendi aralarında değiştirirler.

11- Ölen kardeşin karısıyla evlenme (Levirat evlenme): Doğu ve Güneydoğu´da rastlanılan ve törelerden kaynaklanan bu evlilik biçimi, ´namusu başkalarına kaptırmamak´ anlayışıyla gerçekleştirilir. Ölen kardeşin karısı, bekar olan erkek kardeşle evlendirilir veya evli olan erkek kardeşin ikinci eşi olması yoluna gidilir.

12- Baldızla evlilik (Sorarat evlilik): Özel kültürel bir adettir. Dul kalan kocanın, eşinin ölümünden sonra baldızıyla evlenmesidir. Öksüz kalan çocuklara ´üvey anne´ olarak seçilen teyzenin daha hoşgörülü davranabileceği düşüncesi bu evlenme biçiminin tercih edilmesinde etkili olmaktadır.

13- İçgüveyi evliliği: Erkek çocuğu olmayan, ekonomik durumu iyi bazı aileler, kızı dışarı verme yerine, damadı ´içgüveyi´ olarak eve almaktadırlar. Özellikle tek kız çocuğu olan bazı aileler bu yola başvurmaktadır.

14- Yetim evliliği: Anne ve babası ölmüş, kardeşleri olmayan bir delikanlı veya kızın, ileride kimsesiz kalmaması için yakın akrabalarından biriyle evlendirilmesidir. Bu evliliğin temelinde yardımseverlik ve sosyal dayanışma arzusu yatmaktadır.

15- Yakın akraba evliliği: Türkiye´de evli çiftlerin yaklaşık dörtte birinin akraba ve eşlerin yüzde 80´inin kardeş çocukları oldukları belirtilmektedir.

16- Oldu bitti evlilik: Bir oldu bitti sonucu, bir kişinin diğerini evliliğe zorladığı evliliktir. Kızın erkeğin zayıf tarafını yakalayıp onunla ilişkiye girmesi veya erkeğin kızın zayıf tarafını yakalayıp iğfal etmesi sonucunda bu yola başvurulmaktadır.

17- Para karşılığı evlenme: Doğu ve Güneydoğu Anadolu´nun kırsalındaki yoksul ve eğitimsiz çevrelerde gerçekleşir. İlköğretim çağındaki çocukların okula gönderilmeyerek veya okuldan alınarak para karşılığında evlendirilmesidir.

18- Kan parası karşılığı evlenme: Doğu ve Güneydoğunun kırsalında, öldürülen kişinin kan bedeli olarak para, altın, ev ve tarla yanında kız verildiği de görülmektedir. Temelinde eğitimsizlik olan ilkel bir evlenme biçimidir.

19- Tanışıp anlaşarak evlenme: Büyük kentlerde ve eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde en yaygın olan evlenme biçimidir. Kız ve erkek belli bir süre arkadaşlık yaparak birbirlerini iyice tanıdıktan sonra gerçekleştirdikleri evlenme biçimidir. Kişiliğini bulmuş, ekonomik özgürlüğü olan eğitim düzeyi yüksek gençler, bu yolla evliliği tercih etmektedirler.

20- Çok eşli evlilik: Cumhuriyetten sonra yasaklanmış ama eğitim düzeyi düşük kırsal kesimlerde devam etmektedir. Daha çok erkek çocuk sahibi olup bulunduğu çevreye hükmetmek amacı ön planda gelmektedir.

21- Anlaşmalı evlilik: Dul kalan kadın veya erkeklerin yaşlılık döneminde gerçekleştirdikleri evlenme biçimidir. Yaşlı erkeğin bakımı için muhtaç dul veya evlenmemiş bir kadınla anlaşılarak dini nikah yapılır. Nikahlanan kadına para ve altın gibi ekonomik destek sağlanılır. Yaşlı erkek ölünce, evlendiği kadın resmi nikahlı olmadığı için kendisine verilenlerle yetinir. Kalan miras, erkeğin varisleri tarafından paylaşılır.

22- Rastlantı evliliği: Rastlantı sonucu, sonu düşünülmeden gerçekleştirilen evliliktir. Bir yolculuk sırasında veya arkadaş, eş dost, akraba evinde karşılaşma, telefon konuşması sırasında sesten etkilenme, gözden, bacaktan göğüsten etkilenme gibi nedenlerle bu evliliğe kısa bir sürede karar vermektedir.

23- Tercihli evlilik: Bu tür evlilik, genellikle ana baba, büyükanne, büyükbaba gibi aile büyüklerinin onayı ile gerçekleştirilmektedir. Genellikle komşu ve yakın akraba grupları arasında gerçekleşir. Topluluk içinde ekonomik güçleri aynı olan aileler arasında bu evlenme biçimi yaygındır.

24- Yabancıyla evlilik: Yurt dışında çalışanların gerçekleştirdikleri evlenme biçimidir. Bu evlilik, yabancıdan kız alma veya yabancıya kız verme şeklinde görülmektedir. Birtakım hoşlukları, boşlukları ve problemleri olan evliliklerdendir.

25- Farklı mezhep evliliği: Evliliklerin gerçekleştirilmesi sırasında karşılaşılan engellerin başında din ve mezhep farklılıkları gelmektedir.

26- Metres edinme evliliği: Büyük kentlerde yaşayan eğitimsiz zenginler arasında; refah ve zenginlik göstergesi olarak ´metres edinme´ modası görülmektedir. Her türlü bakım ve masrafı üstlenilen başka bir evde ikame ettirilen ikinci bir kadınla sürdürülen gayr- i meşru ilişkidir.

27- Muta evliliği: Geçici bir süre için yapılan evliliktir. Daha çok İran´da uygulanan bu evlenme biçiminin, Türkiye´de de bazı çevrelerde gerçekleştirildiği görülmektedir.

28- Öç alma karşılığı evlenme: Aralarında kan davası bulunan feodal dönem kalıntısı kimi aileler, karşı tarafın onurunu incitip saygınlığını zedelemek amacı ile bu yola başvurur.

29- Dış güveyi evliliği: Son günlerde, bir Japon televizyonunun çöpçatan aracılığı ile Türkiye´ye eş seçmeye gelen Kuni Nakazon´a gösterilen aşırı ilgi, Türk erkeklerinin ´dış güveyilik´ konusuna ilgi duyduğunu ortaya çıkardı.

30- İlan yoluyla eş seçme: Son zamanlarda, gazete, dergi, televizyonların teleteks sayfalarına ve internete ilan vererek eş seçme yoluna gidildiği sıkça görülmektedir.

31- MSN evliliği: Birbirini hiç görmeyen kişiler, fotoğraf ve görüntülü olarak MSN´de tanışıp evlilik kararı almasıyla meydana gelir.

32- Refakatçi evliliği: Hastanelerde yakınlarının yanında refaketçi olarak kalan kişilerin burada birbirleri ile tanışması üzerine yapılan evlilik.


Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
evlilik, problemleri



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Midi Bağlantısı Problemleri zcemz YAMAHA 6 08-21 -2007 14:17
evlilik profosyonelliğe engel mi? piyanist__047 KORG 18 04-01 -2007 10:36
evlilik bumudur? silaa Serbest KonuLar 17 11-02 -2006 22:59
evlilik yüzüğü nazan Serbest KonuLar 22 03-08 -2006 10:38


WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:35.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.