Aşkın ömrünün çok uzun olmadığını, zor da olsa kabul ettik... Aşkın yerine geçen sevgi ve şefkat gibi duyguların kıymetini bilme konusunda ise son derece kararsısız!
HİÇBİR duygusal ilişki sadece aşktan ibaret değil, işin içinde birlikte geçirilen zaman ve o ilişkiye özel birtakım alışkanlıklar da var. Psikologlar bu alışkanlıkları ilişkinin garantisi olarak tanımlıyor ve erkeğin de kadının da ilişkinin verdiği \"güvende olma\" duygusuna ihtiyacı olduğunu iddia ediyor.
BOŞUNA UZATMAYIN
Bir zamanlar deliler gibi aşık olduğunuz sevgilinize artık pek bir şey hissetmeseniz de ondan ayrılamıyor olabilirsiniz. Çünkü, birlikteyken hayatınızı dolduran ve bilinçsizce sürdürdüğünüz tüm ortak alışkanlıklardan mahrum kalacaksınız. Televizyon izlerken sırtınıza masaj yapması, cep telefonunuza yolladığı aşk mesajları, pazar günlerinin brunchları, ortak arkadaşlarınızla yemeğe ya da sinemaya gitmek... Belki en önemlisi de bu sonuncusu; çünkü birlikte olduğunuz zamanda ister istemez ortak bir arkadaş çevreniz oldu ve ayrıldığınızda muhtemelen bu insanların bir kısmını da kaybedeceksiniz. Bütün bunların yerini koskocaman bir boşluk alacak ve siz, bu boşluğa düşmekten ölesiye korkuyor ve aslında çoktan bitmiş olan ilişkiyi çeke çeke sürdürmeye çalışıyorsunuz.
HAKSIZLIK ETMEYİN
Bu güvensizliği ve pasifliği aşmanız şart. Öncelikle bilmelisiniz ki, onu sevmediğiniz halde birlikte olmaya devam etmeniz, sevgilinize de kendinize de büyük haksızlık. Ayrıca duygularınız eşlik etmediği zaman, o alışkanlıklar da anlamlarını yitirmeye ve hatta size itici gelmeye başlayacaktır. Sevgi paylaşılmadığı vakit, yaşananlar da paylaşılamaz. İnsanlar ve ilişkiler sürekli değişir, dolayısıyla alışkanlıkların da değişmeleri gerekebilir.
Cesaretinizi toplayın ve sevgilinizle paylaştığınız ortak yaşamdan kalan boşluğa yeni bir hayat kurmaya hazırlanın. Yavaş yavaş, uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşlarınızla görüşmeye başlayın, yeni insanlarla tanışmak için fırsat kollayın, kültürel etkinlikleri takip edin, kendinize uygun hobiler bulun. Kısacası yepyeni ve tamamen size ait bir yaşamın temellerini atın ve hazır olduğunuzda ayrılma kararınızı bildirin. Böylece ona ve kendinize eziyet etmemiş olur ve iki iyi arkadaş olarak görüştüğünüzde, geçmişteki ortak alışkanlıklarınız) gülümseyerek anabilirsiniz.
Ondan ayrılamıyorsunuz, çünkü birlikteyken hayatınızı dolduran ve bilinçsizce sürdürdüğünüz tüm ortak alışkanlıklarınızdan mahrum kalacaksınız.
Ondan ayrılamıyorsunuz, çünkü birlikteyken hayatınızı dolduran ve bilinçsizce sürdürdüğünüz tüm ortak alışkanlıklarınızdan mahrum kalacaksınız.
Hiçbir ilişki sadece mantık üzerine kurulmaz... Aynı şekilde sadece aşk da mutlu olmaya yetmez. İlişki, dünyanın en zor işidir ve uyulması gereken kuralları vardır
KABULLEN: İki şeyi kabulleneceksin. Birincisi \"aramızda iktidar problemi olmasın şekerim\" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin.
İZİN VER: Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. Bu, hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her zaman sandığından kötü olur.
BELDEN AŞAĞI VURMA: Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak seyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın. Sevdiğin insanla \"yenmek\" için kavga etmeyeceksin.
İKİ KİŞİLİK EVREN KUR: Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin!
ONUN TARAFINI TUT: Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç \"objektif\" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki sübjektiftir.
YIKILMA: En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin.
EMEK HARCA: İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görü ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa, tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın.
ÖĞREN: Birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yaşamaya bakacaksın. İlişkinin enerjiye ihtiyacı varsa, kendini akışa bırakmayacaksın.
ANTRENMAN YAP: Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu, ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacaktır.
DİKKAT ET: Bu en önemli emirdir. En önemli şey ilişkiniz değildir. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı... İkiniz de birer insansınız.. Onu ve kendini olduğun gibi kabul etmeye dikkat et...
is yerinde ask
İş arkadaşınızla aranızda bir elektriklenme oluşmaya başladı. Bu durumda en doğru davranış ne? Bu elektriğin önüne geçmeye çalışmak mı, yoksa oluruna bırakmak mı?
YETENEKLERİNİZ, çalışma tarzınız, iş anlayışınız, ilgi alanlarınız o kadar benziyor ki... Bu da sizi birbirinize yaklaştırıyor. Fazla mesailer, ortak projeler ve tabii ki ortak başarıların kutlanması... Kendinizi ona her geçen gün biraz daha yakın hissediyor ve ondan da aynı sinyalleri alıyorsunuz. Yani toplantılar, fotokopi makinesi ve dosyalar arasında bir aşk doğmak üzere. Bu düşünce bir yandan sizi heyecanlandırırken bir yandan da kafanızda soru işaretleri oluşturuyor: Acaba iş arkadaşınızla flört etmeniz ne kadar doğru?
HER ŞEY ORTADA
UZMANLAR, işyerinde flörtün son derece doğal ve hatta avantajlı olduğunu söylüyor. Onlara göre normal bir ilişkide aylar süren birbirini tanıma devresi işyerindeki bir ilişkide çok daha kısalıyor. Duygusal bir ilişkide karşınızdaki erkek sizi etkilemek için kendisi hakkındaki pek çok olumsuz ayrıntıyı saklayabilir, ama iş ortamında hemen hemen her anı birlikte geçirdiğiniz bir erkeğin böyle bir şansı yok.
Peki iki kişi arasında oluşan bu elektriğin kaynağı ne?
AİT OLMA DUYGUSU
Psİkologlara göre iş ortamında beraber çalışmak insanlar arasındaki birbirine ait olma duygusunu artırıyor ve bu duygusal yükseliş kolayca başka yönlere kayabiliyor. Zamanı paylaşmak bir süre sonra hayatı paylaşmak haline geliyor ve bu his insanları birbirine doğru çekiyor. Bu noktadaki tek soru işareti bu çekim karşısında ne yapılacağı! Püf nokta ise dengeli ve soğukkanlı davranmak, işyerinin ciddiyetine yakışmayacak tavırlar sergilememek...
Bunları yapmayın
* Ne kadar yakın olursanız olun diğer çalışma arkadaşlarınıza en azından başlangıçta tek kelime bile söylemeyin. Sorulursa da inkar edin.
* Öpücüklerin, davetkar hareketlerin, hele de seksin işyerinde asla yeri yok. Kendinizi kontrol edin, kimseyi zor durumda bırakmayın.
* Flört ettiğiniz kişi sizden daha iyi bir mevkideyse bu durumu terfi etmek için bir araç gibi görmeyin.
* Şirket sırları ilişkilerde de sır olarak kalmalıdır. Ondan bu sırları size açıklamasını istemeyin.
* Aranızda anlaşmazlık çıkarsa asla diğerlerinin gözü önünde tartışmayın.
* İlişkiniz sona ererse ona karşı tavır almayın ve dostluğunuzu sürdürmeye çalışın.
- seni hala seviyorum!
- performansina her zaman saygi duymusumdur zaten
- seni hala özlüyorum...
- tütün bas gecer
- nasıl gidiyor hayat?
- senden sonra bayagi bi güzellesti, sagol
\"mesaj attiginız kisinin ilgi alani disindasiniz, lütfen daha sonra tekrar denemeyiniz... nas nasiniz...\"
- birbirimizin kalbini kirdik, yeniden bir araya gelip o kirik kalpleri onaralim!
- benimkinin kaskosu vardi
- biliyorum hala sevip arzuluyorsun beni, sadece farkinda degilsin. ya da farkinda olmak istemiyorsun.
- allah belani versin
- seni unutamadim!
- sevgilinden ayrildin da mesaj aticak birini mi ariyosun?
- salaksin sen!
- evet, o cevabi yazdigim icin salagim, birak bi cevap yazmayi, okumadan silmem gerekirdi...
- bu aksam bana gelsene, yemek yaparim, sonra biseyler iceriz...
- yok. porno izlicem
- sen varsin ve hep olacaksin!
- yazik, bir malsin ve hep öyle kalacaksin...
- dün gece rüyamda seni gördüm... eroll bize ne oldu böyle?
- bi dahakine iyi örtün de uyu...
- gece rüyamda gördüm seni, cok korktum, basina bi sey gelmedi di\'mi?
- basima gelen en kötü sey sendin!
- dün seni rüyamda gördüm, bi mesaj atayim dedim...
- ancak rüyanda görürsün zaten, öptüm!
- dün gece seni rüyamda gördüm...
- görebilecegin tek yerde görmüssün zaten
- barutcan dön artik, tükendim tükendim tükenmeleri oynuyorum. bittim.
- sayin abonemiz kafasini sktiginiz kullanici son 7 aydir kapsama alaniniz disinda bulunmaktadir. Hirtcell olarak su üc günlük dünyada, daha nice potansiyel eski sevgililer oldugunu hatirlatir, en yakin zamanda engin denizlere acilmanizi temenni ederiz. Hayirli günlaaaaarrr
- hayatim, pismanim, geri dönmek istiyorum!
- tek yön güzelim burasi hadi nas nas!...
- senin gibisini bir daha bulamadim
- bunun beni ilgilendiren kismi nedir?
- bu aksam isin var mi?
- mesaj attiginiz kisiye su an ulasilamiyor. lütfen daha sonra tekrar denemeyiniz!
- buldun mu bari bir kazma?
- senden daha kazmasini bulamadim kusura bakma...
Her şey bitti!.. Sevgiliniz sizi terk etti. Bundan sonra sizi nelerin beklediğini bilmiyorsunuz... Çok ağlayıp, çok üzülseniz de bilin ki o geri dönmeyecek
KENDİNİZİ üzgün hissediyorsunuz. Daha da önemlisi çok kızgınsınız... Ama ilk önce yaşadıklarınızı özümsemek ve çektiğiniz acıları unutmanız gerekiyor. Biten ilişkinin ardından yeni bir hayata başlamak için belki birkaç haftaya, belki de birkaç aya ihtiyacınız var. Hiç şüphesiz bu dönemi atlatabilmek için elinizden geleni yapacaksınız. İşte size birkaç öneri...
ÖFKEYİ DIŞA VURUN
Belki sinirinizi bağırıp çağırarak yenemeyeceğinizi düşünüyor olabilirsiniz, hatta bunun oldukça banal olduğuna da inanabilirsiniz. Ama emin olun hiçbir şey elinize geçenleri yere fırlatmaktan, etrafı yumruklamaktan daha çok rahatlatamaz sizi! Önemli olan hislerinizi dışa vurabilmeniz...
YAŞASIN ÖZGÜRLÜK
Şimdiye kadar yapmaya fırsat bulamadığınız hayallerinizi gerçekleştirin. Daha önceleri vakit ayıramadığınız hobilerinizi hayata geçirin. Sevgilinizin kedilere karşı alerjisi mi vardı? Hemen kendinize bir kedi alın. Ya da sevgilinizin boy kompleksi mi vardı? O zaman vitrinde gördüğünüz yüksek topuklu ayakkabıların alınma vakti gelmiştir. Unutmayın siz artık özgür bir insansınız.
İNTİKAMI UNUTUN
Biten bir ilişkinin ardından, terk edilen tarafın ilk aklına gelen öc almaktır. Ancak öc alamak size sadece zaman kaybettirecektir. Ama eğer nasıl öc alacağınızı düşünmek hoşunuza gidiyorsa hayata geçirmeyeceğiniz planlar kurmanızda bir sakınca yok.
DOSTLARINIZI ARAYIN
Artık özgürsünüz ve kendi arkadaşlarınızla daha sık vakit geçirebilirsiniz. Özellikle ne zamandır aramayı düşündüğünüz, ancak her zaman başka bir işiniz çıktığı için iletişim kurmadığınız dostlarınızı arayın. Kız arkadışınzla her zaman ertelediğiniz alışverişi yapın. Ayrıca gardrobunuzu yenilemek size de iyi gelecektir.
Kız arkadaşlarınızla sohbet etmek, bira içip, televizyon seyretmek sizi sakinleştirir. Kızlarla dedikodu yapmak da sizi karamsar ruh halinden kurtarıp, neşelendirir...