Geri git   Trakya Müzik > Arşiv Forumlarımız > Eğlence
Sohbet Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Oyunlar Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 09-18 -2008   #51 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Standart Cevap: Capkinlik Dersleri 2008

onunla birlikte yasamayin

Modern kadın ve erkek, hem birbirini aynı ev ortamı içinde tanımak hem de zamanı gelince kendi televizyonu ve odasına sahip olmak istiyor. Günümüz yaşamı ise, uzmanların neredeyse birlikte yaşamak olarak adlandırdıkları yepyeni bir ilişki tarzına sahne oluyor. Birbirinde kalmak... Artık çiftler, şehir içinde birbirinin evine seyahat ediyor.

Modern kadın ve annesi arasında, genellikle bilindik aynı diyalog tekrarlanıyor bugünlerde. \"Onu seviyorum anne, bana birlikte yaşamayı teklif etti!\" Alınan yanıt da şu ya da bu şekilde hep aynı doğrultuda gelişiyor. \"Yapamazsın. Evlenmeden kesinlikle olmaz. Bize çok ters.\"

Modern kadın, kendi bilinci içinde son derece mantıklı olan bu kararı, çoğu zaman çok sevdiği ve saygı duyduğu ailesi için ikinci plana atıyor. İkiye bölünerek, bölük pörçük bir yaşama katlanmak zorunda olsa bile, yükü çekmeye hazır görünüyor.

Karar vermekte zorlanmak

Her an birlikte olmak, ortak arkadaşlarla görüşmek, tüm işleri birlikte yapmak, birlikte gezmek ve uyumak... Kısacası paylaşmak ve soluk kesici bir cinsel yaşamı takip etmek. Ama ne yazık ki, bu düşün hiç de hayal edildiği gibi olmadığını görmek riski de var. İşte aile baskısı bu noktada bir bahane aslında. Yapılan son bir araştırmaya göre, evlenmeden aynı evde yaşayan çiftlerin ayrılma oranı, evlendikten sonra aynı evi paylaşanlarınkine oranla dört kat daha fazla. Bu herkes için aynı şekilde olmasa da, genç çiftlerin birlikte yaşamaya başlamaları, genelde gençlerin, ayrı ayrı, kendilerini partnerleriyle olan ilişkilerinde sıkışmış, hatta tuzağa düşürülmüş hissetmesine sebep oluyor. Birlikte yaşamak, aslında insanların düşündüğünden daha farklı bir konu. Evlilik kadar bağlayıcı değil belki ama tam anlamıyla bağımsızlık da değil... Belki gelecek sözleri verilmiyor ya da o imzanın getirdiği romantizm yaşanmıyor ama yükümlülükler daha fazla omuzlara biniyor.

Bir evi paylaşmak

Başlangıçta, ilişkideki hemen hemen her şey heyecan ve eğlence üzerine kuruludur. Ekonomik yükümlülüklerin ve evle ilgili zorunlulukların omuzlara bindirileceği yük düşünüldüğünde, bu heyecanlı hayat bir süre sonra ister istemez kişiyi hayatın gerçekleriyle karşı karşıya getirecektir. Ve bu noktada, birlikte yaşamanın evlilikten hiçbir farkı olmayacaktır. Birlikte yaşamayı, en güzel şekilde başarmak için gerçekten de çok iyi düşünülmesi ve belki de biraz daha beklenmesi gerekebilir. Kısacası, sevgilinizin giysilerini, kendi dolabınızda görmeye başlamadan önce kendinize biraz daha zaman tanımalısınız. Erkek arkadaşınızla mutlu bir şekilde yaşamanız, sizin beklentilerinize ve bunları dile getirip getirmemenize bağlı. Tüm bunlar duygusal açıdan olgunlaşmanız ve kendinizi bulmanızla doğru orantılı olarak gelişir.

Modern kadın, artık birlikte yaşamak yerine, hem kendi ailesini rencide etmemek, hem de kesin kararını vermeden önce biraz daha beklemek için birbirinde kalmayı uygun görüyor. Uzmanların \"neredeyse birlikte yaşamak\" olarak nitelendirdiği bu durum, günümüzdeki ikili ilişkilerde sık sık rastladığımız ve olağan karşıladığımız bir durum artık. Böylelikle, hem ciddi bir adım atmadan önce kendinize süre tanımış oluyorsunuz, hem de birbirinizden kopmamış oluyorsunuz. Kadın ve erkek, birbirini ev ortamında tanırken, arzu ettiği takdirde de alıp başını kendi dünyasına dönebiliyor.



Diğer Çapkınlık Dersleri ve ilişkiler için tıklayın


Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-18 -2008   #52 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Standart Cevap: Capkinlik Dersleri 2008

Burclarin Kotu yonleri
Sürekli burçaların iyi yönleri dile getirilir. Oysa her burcun kendine göre kötülükleri de var. Yazımızda özellikle ilişkileriniz için önemli ip uçları bulabilirsiniz...

KOÇ
- Sana kalsa dünyada herkes aptal bi sen akıllı di mi !!! Millete öğütler verir ukalalık taslar, önüne yemek koysan beğenmez...allah düşmanların başına vermesin...

BOĞA
- Sen ayrı bi panel konususun...kafayı iş yapmakla bozmuş sanki dunyayı bu kurtarıcak.... inatçı mı inatçı, dik kafalı... komunistsin sen yaa!!!

İKİZLER
- Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun, ama insanlar seni bunun için diil bisexuel olduğun için seviyolar..kendinden çok şey verip karşındakinden az şey bekliyorsun yani salaksın... ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine...

YENGEÇ
- Sen sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir gorünmeye çalışan son derece yapmacık birisin, ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz... Buu arada akıl hastanelerindekilerin %90\'ının yengeç burcu olduğu söyleniyor! Haberin olsun!

ASLAN
- Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, ohoooo millet senle ne dalga geçiyor haberin yok... Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini begenmiş zavallı aslan parçası, sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım....

BAŞAK
- Sen pek aklıbaşında otoriter biri olduğun için dağınıklığı pek sevmezsin di mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Amma soğuk, ruhsuz tipsin yaa sen, zaten sevişirken uyuyakalabilen birinden başka ne beklenir ki?

TERAZİ
- Sen sanatçı ruhlu olduğun için apayrı saçma salak bi boyutta yaşiyorsun... Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması da pek muhtemel değil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi \"kimse beni anlamadı\" diye çıldırırsın yarım aklın da gider

AKREP
- Sen hele sen! Berbatların içinde en berbat olan! İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfir! Çoğu Akrep\'in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiğini duymuş muydun?

YAY
- Sen herşeyin iyi tarafını gören şenşakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa yeteneksizliğini ve şanssızlığını başka türlü örtemezsin değil mi? Çogu Yay burcu zaten alkoliktir. Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat...

OĞLAK
- Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şoyle bir etrafina bak bakalım hangi kayda değer insanın Oğlak burcundan çıktığı görülmüş?

KOVA
- Sen güya çok atak birisin ya, birşeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun, ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun çünkü kafasızsın. Nne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyo di mi...

BALIK
- Senin maşallah hayalgücün pek gelişmiştir. Sürekli FBI\'dan ya da CIA\'den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle başbaşa kal, nasılsa arkadaşlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok, kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin işte...


Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-18 -2008   #53 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Standart Cevap: Capkinlik Dersleri 2008

Catlak Kizlar

Kadınların deliliklerini anlamak ilk bakışta kolay olmayabilir. İşte size ipuçları...

1) Vücut ölçüleri takıntısı
Kız arkadaşınız devamlı iğrenç göründüğünden söz eder. Halbuki size göre gayet iyidir. Bunun sonu evi terketmeyi reddetmesine dek varabilir. Zira takıntısı o kadar güçlüdür ki, onu görenlerin sirke katılmayı tavsiye edecekleri korkusuna kapılmıştır.

2) Kronik depresyon
Derin iç çekmelerle başlar. Gelecekle ilgili her türlü planınıza \"ne gerek var ki sanki\" diye cevap verir. Bu sürecin sonu intiharla bitebilir.

3) Had safhada kişilik bozukluğu
Devamlı üzerine atlayıp onu sevdiğinizi söylemenizi istemekle birlikte dışarıya çıktığınızda yabancılarla flört etmekten geri kalmaz. Telefon kuyruğunda beklerken arkadaki adama kartını verir. Bu işin sonu herhangi bir şeye -madde, alkol, seks, alışveriş vb.- bağımlılığa kadar varabilir. Böyle bir hasta sevgilisi olduğu halde bir gecede üç kişiyle birlikte olabilir.

4) Takıntılı davranış biçimi
Evden çıktıktan sonra tekrar dönüp ütüyü fişten çekip çekmediğine en az 10 kere bakar. Ellerini kaynar suyun altında en az 100 kere yıkar. Ayakkabıyla içeri girmeniz hatta koltuklarda oturmanız


Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-18 -2008   #54 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Standart Cevap: Capkinlik Dersleri 2008

herkes seni seviyorum demez
Sürekli birilerini sevme ihtiyacı duyarız. Sevildiğimizi duyabilmek, başka biçimiyle de \"onay\" almak için elimizden geleni yaparız. Sonra da \"bu kadar sevdiğim bir insan, bana nasıl böyle bir kötülük yapar\" diye küçücük bir haksızlığa uğradığımızda acılar içinde kıvranırız. Her insanın sevgiye, sevildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Sevgilisi tarafından, eşi, annesi, babası, kardeşleri, iş arkadaşları ve çevresinde önemsediği insanlar tarafından sevildiğini hisseden kişi nasıl da ayaklarının üzerinde \"güçlü\" durur. Sevginin verdiği \"başı dik\" duruştur bu.

\"Bana hep sevdiğini söyle!\"

Kadınlar durmadan tekrarlanmasını isterler sevgi sözcüklerinin. Erkeklerin böyle bir sorunu yoktur, çünkü her aklımıza geldiğinde söylediğimizden bizden bolca duyarlar bu sözleri. Sakın bundan yakındığımızı düşünmeyin, tam tersi insanların yeme içme ihtiyacı gibi sevgi sözcüklerine de ihtiyacı var. Biz her \"Seni seviyorum\" dediğimizde, evet seviyoruz ama \"Sen de beni seviyor musun?\" sorusunu da yanında sorarak ve cevabını bekleyerek. Bu kendimize güvenmediğimizden, karşımızdaki kişinin bizi sevip sevmediğini kontrol etmek ya da sevdiğini bilmediğimizden değildir; yalnızca \"Hayatımdan memnunum, senin de memnun olmanı istiyorum ve elimden geleni yapıyorum\"un cevabını alabilmek içindir.

\"Sevgine ihtiyacım var!\"

Nasıl yetiştirildiğimizi bir düşünün; aileni memnun etme, hayaller, aşk dolu Türk filmleri, eşini memnun etme, çocuklarını sevme, koruma, bolca fedakarlık, fedakarlık... Tamam erkekler de bu \"memnun etme\"lerle yetişiyor ama onlar \"maddi memnuniyetler\" aşılanarak büyüyorlar. İhtiyaçlarımızı karşıladıkları ölçüde sevgilerinden de emin olmamızı bekliyorlar ve bu onların sevgilerinin kanıtı haline geliyor. Ah, bir bilseler insanın sevildiğini duymak ya da birine sevdiğini söylemek kadar ihtiyaç duyduğu başka şey olmadığını...

\"Sevdiğimi gösteriyorum ya!\"

\"Sevmiyorum durmadan bunu kodlamayı, sana sevdiğimi göstermek daha çok hoşuma gidiyor.\" Bu da erkeklerin ağzından sıkça duyduğumuz bir cümle. Evet, haklılar da... Sevgiyi duymak kadar hissetmek de çok önemli. Ama, o sihirli iki sözcük var ya, dünyaya bedel geliyor insana. Stresli, yorucu bir günün ardından ya da hayatınızda her şey yolunda giderken size gönderdiği bir öpücük, size sarılması yanında, gözlerinizin ta içine bakarak \"Seni seviyorum\" demesini istemez misiniz?

\"Bir türlü istediğim gibi davranmıyor!\"

Bambaşka iki kişilik, farklı hayatlar... Bir araya gelip, uzlaşmak o kadar kolay mı? Doğrularınız arasında ortayı bulmak, onu olduğu gibi, günahıyla sevabıyla kabul etmek... Zor, çok zor... Birini sevdiğimizde, onun kendi hayatına dair, bizim pek de görmek istemediğimiz huyları, davranış biçimleri bizi nasıl da huzursuz eder. Asla onun da kendine ait bir dünyası olduğunu kabul edemeyiz. Her şeyi kendi açımızdan düşünür, \"ben bu durumda şöyle yapardım\" der, onu suçlarız. Sıklıkla da, onda gördüğümüz hatalar, zaten bizde varolanların yansımalarıdır; karşımızdaki kişi aracılığıyla kendimizi eleştiririz. Başkalarına kusur bulmak ne kadar da kolay değil mi? Kendimize olan güvenimiz azaldığı ölçüde, mükemmel bir ilişki arayışımız da artar. Çünkü böylece, mükemmel bir insan seçerek kendimize olan güvenimizi telafi yoluna gideriz. Aslında mükemmel gördüğümüz biri tarafından seçilmek içindir bütün yapılan.

\"Yoksa ben deli miyim?\"

Bazen bu olasılığı bile gözönünde bulunduruyoruz! Çünkü paranoya paranoya paranoya... \"Neden böyle söyledi, neden ben öyle dediğimde böyle söylemedi, bana niye öyle nefret edermiş gibi baktı, ben olsam böyle derdim, eyvaaaah bize neler oluyor?\" Asıl size neler oluyor? Şöyle derin bir nefes alın, arkanıza yaslanın. Her şey yerli yerinde. Ama , o iki sihirli sözcüğe bağlı...

Madem seviyorsunuz, söyleyiverin. Bir düşünün bütün gün ne sözcükler sarfediyorsunuz. İki güzel kelimenin lafı mı olur...?


Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-18 -2008   #55 (permalink)
Profil
GeneL Moderator
 
Nejat Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 08-12-2005
Şehir: Freiburg, , Germany.
Mesajlar: 8,310
Teşekkür Etmiş: 269
Teşekkür Almış: 656

Sponsor
Standart Cevap: Capkinlik Dersleri 2008

Ihanet ne zaman baslar

Uzmanlar ihanetin seksle başladığını düşünüyor. Peki başkalarıyla flört etmek de ihanet değil midir? Hayır! Uzamanlara göre flört ilişkinin ayakta kalmasını destekliyor! Ayrca günümüzde internet\'te önemli bir faktör olmaya başladı. Birçok insan internet\'te hiç tanımadıkları insanlarla sanal seks yaşayabiliyor. Tabii bu durum gerçek sekse benzemiyor! Ancak uzun bir zaman dilimine yayılan ve sürekliliği olan sohbetler de ihanet olarak kabul ediliyor. Hatta bazı durumlarda sürekliliği olan sanal seksin, bir gecelik ilişkilerden daha tehlikeli olduğu da belirtiliyor!

İhaneti nasıl anlatmalı?

Dün gece olanları anlatmalı mı? Yoksa susmalı mı? Sonsuza dek vicdan azabı ile mi yaşamalı yoksa ilişkinin bitmesini göze almalı mı? İşte bu noktada çok zor bir karar vermek gerekiyor. Ancak uzmanlara göre bir gecelik olan ve daha sonrasında pişmanlık duyulan ihanetlerin anlatılmasına gerek yok! Fakat mutlaka söylenmesi gereken ihanetler arasında korunmadan girilen ilişkiler gelir. Günümüzde cinsel yolla bulaşan birçok salgın hastalık var ve eğer eşinizin iyiliğini istiyorsanız, ona bir başkasıyla ilişkiye girdiğinizi söylemelisiniz!

Doğru kelimeleri bulmak gerekir!

Vicdan azabı çeken kişilerin çoğu ihanetlerinden söz eder. Ancak önemli olan bunu karşı tarafa nasıl anlatacağınızdır. Uzmanlar kesinlikle diğer kadın ya da erkekle yaşanan cinsel ilişkinin detayına girilmemesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde sadece ihanete uğrayan eşinizi daha da çok üzecek ya da çileden çıkartacaksınızdır. Ancak sizi bir başkasının kollarına attıran unsurun ne olduğunu anlatmanızda fayda var. Böylelikle önemli bir sorunu da ortadan kaldırabilme şansını elde edebilirsiniz. İhanet sonrası konuşmalar her zaman acı verici olabilir. Fakat ilişkinin sağlıklı bir şekilde yürümesi için de bu konuşmalara ihtiyaç vardır!

İlişkiyi krizden kurtarmak!

Ufak bir ihanet hemen ilişkinin bitmesi gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine birçok insan ihanet ettikten ya da ihanete uğradıktan sonra ilişkilerinin daha verimli olduğunu söyler. Çünkü belki de ihanet sayesinde ilişkide yıllardır ters giden noktaları düzeltme fırsatını yakalayabilirsinz! Tabii ihanete uğrayan kişinin güveninin azalması da olası bir durum. Ayrıca ilişkinin bitmesi de bir olasılık!


Nejat Levent isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
2008, capkinlik, dersleri



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Online Müzik Dersleri...Video..!! nuans_34 Müzik Dersleri-ders Başlıyor 40 10-27 -2008 10:41
özel şan dersi konservatuar ve güzel sanatlar yetenek sinavina hazirlik dersleri veri bayfaby Solist - Şantör 6 07-17 -2008 16:09
Piyano, Org, akordeon ile Musiki Dersleri wefra Türk Sanat Müziği 7 11-27 -2007 20:35
bas piano- ve bas ritim dersleri veren UFUKEMRAH58 Serbest KonuLar 3 08-15 -2006 14:27


WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:11.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.