Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-06 -2008   #1 (permalink)
Profil
nuans_34
GeneL Moderator
 
nuans_34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyeliği: 03-12-2007
Şehir: istanbul, fatih, Turkey.
Mesajlar: 844
Teşekkür Etmiş: 2
Teşekkür Almış: 25

Sponsor
Standart müzik teknolojisi ve yeni yüzyılda müzik eğitimi...!!!



MÜZİK TEKNOLOJİSİ VE YENİ YÜZYILDA MÜZİK EĞİTİMİ

Yrd.Doç. Dr.Hasan APGİRLİOĞLU
İnönü Ünv. Eğt.Fak

GSEB-MEABD-Malatya



* Cumhuriyetimizin 80. Yılında Müzik

Sempozyumu, 30-31 Ekim 2003,

İnönü Üniversitesi, Malatya

Bildiriler,s.160-164.

Giriş

Sözlük anlamı "bilginin, sanayideki işlemlerde sistematik olarak uygulamaya alınması" demek olan teknoloji, geniş anlamda, araştırma, geliştirme, üretim, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmeti kapsayan bir sanayi sürecinin, etkin ve verimli bir biçimde gerçekleştirilmesi için kullanılabilecek bilgi ve becerilerin tümüdür. Teknolojik yenilik de, "üretim süreçlerinde yenilik, yeni ürünler ve yeni kurumsal örgütlenme biçimleri" olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde her alanda olduğu gibi müzik alanında da çok hızlı bir şekilde teknoloji geliştirilmekte ve kullanım alanı da gittikçe yaygınlaşmaktadır.Teknoloji, son yüzyılda müzik perspektifini değiştirmede en etkili araç olmuştur. . Dikkat çekici bir nokta ise müziğin diğer alanlara oranla teknolojik gelişmeler içerisinde en hızlı gelişim gösteren alanlar içinde yer almasıdır. Elektroniğin müzik konusundaki uygulamalarının çeşitliliği, müzik çalışmalarının çok geniş bir kitleye en iyi şekilde taşınmasının yanı sıra, müzik yeteneğinin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesini de sağlamaktadır. Teknoloji bireyi tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar özgür ve sınırsız kılmaktadır Matematik ve fiziğin bir uygulaması olan bilgisayar sistemlerinin ucuzlayarak evlerimize kadar girmesinin, içimizdeki bestecinin ortaya çıkarılmasına katkısı şüphesiz çok büyüktür. Bu alandaki yetkinliğiyle tanınan piyanist - besteci Mehmet Okonşar’a göre: "Bugün bağımsız bir müzisyen, eğer teknolojiyi kullanabiliyorsa, büyük yayıncılardan ve bunların getirdiği ekonomik ve sanatsal yaptırımlardan kendini sıyırabilecek, sanatını özgür bir biçimde ortaya çıkarabilecek ve dünyaya dağıtabilecektir. Bu devrimi aynen Gutenberg’in matbaa makinesine benzemektedir.”

Theremin’ den Günümüze

Çalgılar arasına elektronik olanları da dahil etme çalışmaları 1876' da Amerikan "The Musical Telegraph" şirketi tarafından başlatılmış, 1917 yılında "Leo Termen" tarafından kurulan "The Theremin" şirketi tarafından geliştirilen ve “Theremin” adı verilen çalgı, hem çalgı anlayışında büyük değişiklik yaratmış hem de 1920' lerden sonra elektronik müzik konusundaki yoğun çalışmalara öncülük etmiştir.

1950 – 60 yılları arasında önemli gelişmelerden biri de elektronik müziğin ortaya çıkmasıdır. Geçtiğimiz yüzyılın ilk zamanlarında sınırlı sayıda elektronik çalgıların icadı kendini göstermiş ve aralarından ilk elektronik org olarak “Ondes Mortenot” gösterilebilir. Elektronik osilatör yoluyla ses üreten bu çalgı belirgin bir teknoloji patlamasıyla hızlıca hayata geçmiştir.

TEKNOLOJİ DEVRİMİ

İkinci Dünya Savaşı sonrası elektronik müzik üç şekilde ortaya çıkmıştır. İlki manyetik kaset kaydının başlamasıdır ki, bu ilk zamanlarda kullanılan cilalı disk kaydına göre daha esnek bir araçtır. 1947 yılında Pierre Schaeffer tarafından yönlendirilen bir grup teknisyen “Musique Concréte” olarak adlandırdıkları bir deneyime henüz başlamışlar, değişen playback hızı ve doğal seslerle müzik üretmişlerdir. Bu aktiviteler teyp kullanımıyla beraber bir çok teşvikide almış böylece, ses dönüşümünde büyük imkanlardan faydalanma fırsatı vermiş, sesleri keserek ve ekleyerek yeni kombinasyonlar oluşturmuşlardır. Bu sesler sadece doğal yollarla değil aynı zamanda yapay yöntemlerle kendini göstermektedir. Colombia[1] Üniversitesinden Otto Luennig, Viladimir Ussachevsky , Cologna’ dan[2] Herbert Eimert, Karlheinz Stockhausen , bu alanda çok önemli çalışmalar sunmuşlardır. Bu kişiler 1951 yılınnda çalışmalara başlamış, beş yıl içerisinde Avrupa ve Amerika’daki ana müzik merkezlerinde müzik kaseti üretimi için stüdyolar oluşturmuşlardır. Besteciler doğal ya da elektronik işlenmemiş sesi başlangıç noktası alarak almış, ses perdesini değiştirebilmiş, eko ekleyebilmiş, istemediği bazı sesleri filtreden süzerek temizleyebilmiş veya başka sesleri ekleyebilmişlerdir. Bütün bu zaman alıcı ve zahmetli çalışmalara rağmen (1 dk. lık bir şarkının tamamlanması saatler alabiliyorken ) yeni çalgıları sabırsızlıkla beklemişlerdir.

Teknoloji devriminde ikinci büyük adım, sentezleyiciler (synthesizer) deki gelişmeler olmuştur. Bunlar ilk olarak ses üreten ve değiştiren kontrol sistemleri bulunan bir kutu içindeki aygıtlardır. İlk detaylı aygıt, RCA Music Synthesizer 1950’ de ortaya çıkmıştır. Bu çalgılar yeni sesler ve ses kombinasyonlarını üretebiliyor ve sonsuz oranda perde, süre, tını-ses rengi, ritmik kalıplar içermektedir.Bu synthesizer’ların gelişmiş modelleri dört yıl sonra New York’ ta Colombia-Princeton Elektronik Müzik Merkezinde üretilmiştir. Aygıtlar tamamıyla yeni ses ya da ses karışımları üretebiliyor, perde, süre, tını, ritm kalıpları gibi bir çok yenilik içeriyordu. Bu kompleks makineler, elektronik müzik bestecileri tarafından uzunca bir süre kullanılmış, teyp kaseti ile birlikte besteci artık müziğindeki karakteristik öğeleri daha az zaman harcayarak sunabilmiştir. Alman besteci Karl Heinz Stochausen en görkemli yapıtlarından biri olan ’’Gesang Der Jünglishe’’ adlı eserini Cologna stüdyolarında çalıştığı esnada bestelemiştir. Bu eser uzun ve kalıcı bir müzik dilinin başlangıcının işareti olmuştur.

Fiyatı ve taşınabilir olması RCA Synthesizer’ larını Colombia’ da zirveye taşımış ancak teknolojideki hızlı ilerlemelerle kısa sürede değişik türde ve kalitede yeni synth.ler üretilmiştir. Fiyatları ve ölçüleri küçülen bu synth.ler sayesinde bir çok kişisel stüdyolar ve besteciler oluşmuştur. Bu aygıtlardan en popüler olanlar arasında “ Moog, Buchla, Arp” gelmektedir.


nuans_34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla