piyano hakkinda...
En eski piyano, harpsikord ve buna benzeyen tuşlu çalgıların gelişmesi ve düzenlenmesi ile oluşmuştur.Böylece şimdiki çalma tekniği ve yazım, bu eski enstrüman ailesinden günümüze kadar çağlar boyunca gelişerek ulaşmıştır.1770te Muzio Clementi 3 tane Sonat(Op.2) yazıncaya kadar özellikle piyano için başka eser bilinmiyordu.1732de Lodovico Biustini Sonate da Cimbalo di Piano e Forte başlıklı eserini yayınladı.Bu başlık altında eserlerde şimdi bilinen cresendo ve decrescendo anlamlarına gelen birçok nüans teriminin bulunduğu 12 sonat bulunuyordu.Bu zamandan sonra piyano, yeni yazım ve çalınış tekniklerine ilham kaynağı olmuştur.
İlk piyanonun temelleri 1711 yılında İtalyada İtalyan Cristofori tarafından atıldı.Bu çalgının ilk ismi Pianofortedir.Piano, İtalyanca da hafif kuvvetli anlamındadır.Forte ise tam tersi kuvvetli anlamındadır.Piyanonun tuşlarına yapılan basınç ne kadar artarsa ses o kadar fazla çıkar.İşte bu yüzden bu çalgının hem hafif hem de kuvvetli ses çıkarabilme özelliği, isminin pianoforte olmasını sağlamıştır.
Piyano gelişme dönemi içerisinde şimdiki bilinen piyano gibi değildi.Cristoforinin fikirlerine Avrupalı enstrüman yapımcıları kendi fikirlerini de eklediler.Marius tokmaklı klavsen sistemini yarattı.Daha sonra Silbermann çekiç sistemini daha da geliştirerek şimdiki bildiğimiz piyanonun ana temellerini de atmış oldu.Bütün bunlara rağmen piyano sanayiinin gerçek kurucusu Alman Zuppe olarak kabul edilir.Zuppe,Kılavuzlu adı verilen mekanik piyanoyu gerçekleştirdi.İlk düz piyanoyu,1789 yılında Southwell yaptı.
Bu çalgı,büyük bestecilerin en yakını olmuştur.Dolayısıyla bu çalgı için verilen bestelerin sayısı ciltler tutar.Piyanistler diğer çalgıları çalanlara nazaran, çıkaracakları sesleri piyano üzerinde hazır bulurlar gerekçesiyle, en küçük yaştan (altı - on) başlayarak öğrenebilecek çalgılardan biri piyanodur.
Ünlü Piyanist Thalberg:
Çalarken, sesleri uzatmayı, iyi bir ses çıkarmayı ve ses çıkarırken gerekli olan değişiklikleri yapabilmek için, zorunlu olan ilk şartlardan biri her türlü sertlikten uzak bulunmaktır.Kolda, elde ve parmaklarda mahir bir şantörün sesinde malik olduğu incelik ve bükülmeler bulunmalıdır diyor ve şöyle devam ediyor: İhmal edemeyeceğimiz bir tavsiye varsa, o da vücudun hareketlerinde çalarken, büyük bir ölçü olmalı,kolları, elleri büyük bir sükunetle yönetmeli, piyanoya çok yüksekten vurmamalı, çalarken kendi kendini dinlemeli, kendi hakkında sert bulunmalı ve kendi kendine hüküm verebilmelidir.Genellikle, parmaklarla fazla çalışılıyor, fakat kafa ile yeteri derecede çalışılmıyor.
Piyano pedallarının kullanılması hakkında Marmontel şöyle diyor:
Pedalları kullanmaya müsaade olunan öğrencilerin büyük bir kısmı onları usulleri saymak için kullanırlar yahut da ayaklarını pedalın üzerine basarlar ve bir daha çekmezler.
Şüphesiz ki, her ikisi de kusur olan bu alışkanlıklara sahip olmamak gerekir.Lavignac: Pedal sanatı ayağın nasıl konulacağını değil, nasıl çekileceğini bilmektir.diyerek gerekli öğüdü vermiş oluyor.
|