YANLIŞ DAVRANIŞLAR(lütfen okuyun)
lütfen okuyun (1 dakikanizi alir)
jackson brown'in "su hayatta neler ogrendik neler" adli
kitapcigindan:
1- kendimi neselendirmek istedigim zaman en iyi yolun baska
birini neselendirmeye çalismak olduğunu ögrendim.
2 - bir bebegin evlilik sorunlarini çözemeyecegini ögrendim. 3-
bir tartismayi tatliya baglamadan yataga gidilmemesi gerektigini
ögrendim.
4- isyerinde romantik iliskiler aranmamasi gerektigini ögrendim.
5- insanin kendisinden daha sorunlu birisiyle evlenmemesi
gerektigini ögrendim.
6- çalistirdigimiz insanlara iyi davrandigimizda, onlarin da
müsteriye iyi davrandiklarini ögrendim.
7- bir toplantida zekâmi ya da sohbetimi göstermek konusunda
tercih yapmak gerektiginde sohbeti seçmenin daha iyi olacagini
öğrendim.
8- insanlara iyi davranmanin hiçbir maliyeti olmadigini ögrendim.
9- gerçekten yasamaya baslamak için emeklilik beklenirse, çok
uzun bir süre beklenilmis olunacagini ögrendim
10-iyi kalpli olmanin mükemmel olmaktan daha önemli oldugunu
11-bir domuza ve bir çocuga istedikleri her seyi verirseniz
sonuçta çok iyi bir domuzunuz ve çok kötü bir çocugunuz olacagini
ögrendim.
12-kimle evlenecegin kararinin hayatta verilen en önemli karar
oldugunu ögrendim.
sevgi
adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çiktiginda, üç yasindaki
oglunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun
kaportasini mahvettigini görmüs. hemen oglunun yanina kosmus ve
çocugun eline çekiçle vurmaya başlamis. biraz sakinlesince oglunu
hemen hastaneye götürmüs.
doktor, çocugun kirilan kemiklerini kurtarmaya çalistiysa da
elinden bir
sey gelmemis ve
çocugun iki elinin parmaklarini kesmek zorunda kalmis. çocuk
ameliyattan
çikip gözlerini açtiginda,bandajli
ellerini fark etmis ve gayet masum bir ifadeyle, "babacigim,
kamyonuna zarar
verdigim için çok üzgünüm." demis ve sonra babasina su soruyu sormus:
"parmaklarim ne zaman yeniden çikacak?" babasi eve dönmüs ve
hayatina son
vermis...
birisi masaya süt döktügünde ya da bir bebegin agladigini
isittiginizde bu öyküyü hatirlayin.
çok sevdiğiniz birine karsi sabrinizi yitirdiginizi anladiginizda,
önce biraz düsünün. kamyonlar onarilabilir, ama kirilan kemikler
ve incinen duygular hiçbir zaman onarilamaz; genellikle kisiyle
performansi arasindaki farki göremeyiz. insan hata yapar.
hepimiz hata yapariz. fakat öfkeyle ve düsünmeden yapilan seyler ,
insani sonsuza kadar rahatsiz eder.
harekete geçmeden önce durun ve düsünün. sabirli olun. anlayis
gösterin ve sevin.
lütfen dikkat
jack yavaslamadan once takometreye bakti: hiz limitinin 50 oldugu
yerde 73 ile gidiyordu ve son dort ay icerisinde dorduncu defa
polis tarafindan durduruluyordu. bir insan nasil bu kadar sanssiz
olabilirdi?
jack arabasini saga cekti. "insallah su anda yanimizdan daha hizli
bir araba gecer" diye dusunuyordu. polis elinde kalin bir not
defteri ile
arabadan indi.
bob? bu polis kiliseden bob degilmi?
jack iyice arabasinin koltuguna sindi. bu durum bir cezadan daha
kötüydüydü. kiliseden tanidigi bir polis, arkadas olduguna
bakmaksizin birini durduruyordu. hemde hizli gidip, trafik
kurallarini ihlal ettigi icin.
"merhaba bob. birbirimizi yeniden boyle gormemiz cok ilginc"
"merhaba jack" bob gulumsemiyordu.
"beni, karimi ve cocuklarimi gormek icin eve giderken yakaladin"
''evet oyle" bob umursamaz gorunuyordu. !
;"son gunler eve hep cok gec geldim. cocuklarim beni uzun suredir
hic gormedi. ayrica diana bana bu aksam patates ve biftek
yiyecegimizi soyledi. ne demek istedigimi anliyormusun?"
"evet ne demek istedigini anliyorum. ayrica trafik kurallarini
ihlal ettiginide biliyorum." diye cevapladi bob.
"eyvah! bu taktik fazla ise yaramayacak gibi. taktik degistirmek
gerekli" diye dusundu jack "beni kac ile giderken yakaladin?"
"yetmis. lutfen arabana girermisin?" dedi bob.
"ah bob,bekle bir dakika lütfen. seni gordugum anda takometreye
baktim. sadece 65 ile gidiyordum."
"lutfen jack, arabana gir" diye usteledi bob.
jack cani sikkin bir sekilde arabasina girdi, kapiyi carparak
kapatti. bob not defterine bir seyler yaziyordu.
"bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatini istemiyorki" diye
dusundu jack.
ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamin yanina
oturmaktansa, birkac pazar jack kiliseye gitmeyecekti.
bob kapiyi tiklatiyordu. jack arabasinin penceresini 5 cm kadar
acti.
bob jack'a bir kagit verdi ve gitti.
"ceza degil bu" diye kendi kendine soylendi jack. bir anda
sevinmisti. bu bir yaziydi ve kagitta sunlar yaziyordu:
"sevgili jack, benim bir kizim vardi. alti yasindayken cok hizli
araba kullanan biri tarafindan olduruldu. bu kazadan dolayi, adam
cezalandirildi. 3 ay hapishane cezasiydi bu. bu adam hapishaneden
cikinca kendi cocuklarina sarilip, opup, onlari tekrar
koklayabildi. ama ben... ben kizimi tekrar koklayabilip, opebilmek
icin, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. bin defa adami
affetmeye calistim. bin kerede basardigimi zannettim. belki
basarmisimdir, ama hala kizimi dusunuyorum.
lutfen benim icin dua et ve dikkat et jack, tek bir oglum kaldi."
jack 15 dakika kadar bir sure yerinden kipirdayamadi. daha sonra
kendine gelip, yavas yavas evine gitti. evine varinca, cocuklarina
ve karisina sikica sarildi.
hayat cok degerli, surekli dikkat et. dikkatli araba kullan ve
baskalarinin hakkina saygi goster. hicbir zaman unutma, istedigin
kadar
araba satin alabilirsin, ama insan hayatini...
gercekten ilginc. insanlar elektronik posta kutularina fikra veya
eglendirici turden bir haber geldigi zaman, fazla dusunmeden bunu
adres
listelerindeki tum arkadaslarina gonderiyorlar. fakat yukardaki
gibi
uzerinde dusunulmesi gereken bir mesaj olursa, bunu arkadaslarina
gonderip
gondermeme konusunda defalarca dusunuyorlar ve sonucta da adres
listelerindeki herkese gondermiyorlar.
bu mesaji adres listenizdeki herkese gondereceginiz umuduyla...
sevgiler.......
Düzenleyen - derya Tarih: 08/03/2006 16:38:26
|